Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7050 E. 2011/6725 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7050
KARAR NO : 2011/6725
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2005 gün ve 12080-16166 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli …köyü 1635 parsel (108395 m2) hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, A (14362 m2) bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de ilk tahdit haritası ile aplikasyon haritasının birbirine benzemediği, bilirkişilerin aplikasyon haritasını esas alarak rapor hazırladıkları ve ilk tahdit haritasıyla olan çelişki hakkında inandırıcı bir açıklamada bulunmadıkları, bu nedenle Orman Kadastro Yönetmeliği 54. maddesine göre hazırlanan teknik izahnamenin 49. maddesinde açıklanan yöntemle araştırma-inceleme yaapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin A (16569 m2) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 13.07.1948 tarihinde 4785 sayılı Yasa da dikkate alınarak 3116 sayılı yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 14/05/1980 tarihinde ve 03/09/1991 tarihinde kesinleşen aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu 1969 yılında kesinleşmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenerek … şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5, 6, 8. bendlerinin hükümden çıkarılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 02.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.