Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7153 E. 2011/11429 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7153
KARAR NO : 2011/11429
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü … obası, Mezarlık mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne; … Obası, Mezarlık mevkiinde bulunan ve … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen Doğusu: Yol ve ötesinde … …’na ait ev ve bahçe, Batısı: … …, Kuzeyi: … …’a ait ev ve bahçe, Güneyi: … …’a ait arsa ile çevrili bulunan 4435.03m2 yüzölçümlü ev ve bahçe niteliğindeki taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 10/02/2009 tarih, 2009/1064 – 1949 sayılı bozma ilamında; “… Orman İşletme Müdürlüğü tarafından benzer nitelikte ve Daire tarafından evvelce temyiz incelemesi yapılan dosyalar arasına gönderilen belgelerden çekişmeli taşınmazın yer aldığı … köyünde 30/05/2005 tarihinde 60 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlandığı, bu çalışmanın 07/07/2005 tarihinde sonuçlandırılarak sonuçlarının 10/08/2006 tarihinde ilan edildiğinin anlaşıldığı, temyize konu davanın, 04/04/2005 tarihinde açıldığı; yargılama sırasında yapılıp, ilan edilen orman kadastrosunun davanın tarafları ve dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşmeyeceği, eldeki tescil davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, Kadastro Mahkemesince bakılacak dava türlerinin 3402 sayılı Yasanın 26. maddesinde gösterilmiş olduğu ve 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre bu davalar dışında, altı aylık askı süresi içinde açılan orman sınırlaması ve 2/B madde uygulamasına itiraz davalarının da kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılacağı, bu nedenlerle, tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görev yönünün kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında, temyiz aşaması da dahil olmak üzere tarafların her birince ileri sürülebileceği gibi resen de gözetilebileceği, mahkemece anılan yönler göz önüne alınarak; orman kadastrosuna itiraz davasının, tescil davasından ayrılıp, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizliğe karar verilerek tescil davası elde tutulup orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun
beklenmesi gerekirken, yargılamaya devamla, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu” açıklanmıştır. Mahkemece bozma ilama uyularak orman kadastrosuna itiraz davası yönünden ayırma kararı verilmiştir. Kadastro Mahkemesinin 2010/ 6- 80 Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece çekişmeli (A) ve (B) harfli yerlerin her ikisinin de eski tarihli belgelerde orman alanında kaldığı, kesinleşmeyen orman kadastrosunda (A) harfli bölümün orman sınırları dışında bırakıldığı, (B) harfli bölümün ise kısmen orman sınırları içinde, kısmen 2/B uygulama alanında kaldığının saptandığı gerekçesi ile (A) harfli bölüme yönelik davanın hukuki yarar ve sıfat yokluğu nedeniyle, (B) harfli bölüme yönelik davanın ise esastan reddine karar verilmiş; karar kesinleşmiştir. Temyize konu asliye hukuk mahkemesi kararında ise kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davası gereğince tescil isteminin reddine, çekişmeli taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karar davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış, ve 04/12/1967 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.