Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7168 E. 2011/11569 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7168
KARAR NO : 2011/11569
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine, davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 1177 parsel sayılı 40500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile köy tüzelkişiliği adına tespit edilmiş olup, halen ayni şekilde Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek, mera tahsis komisyon kararının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz mera tahsis komisyonunun 05.03.2010 tarih 436 sayılı kararı ile mera olarak tahsis edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle 1177 parsele ilişkin mera tahsis komisyon kararının ve tapu kaydı (özel sicil kaydının ) iptaline taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 18.08.1972 tarihinde ilan edilerek 18.08.1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davacı … Yönetimi taşınmazın yörede 1972 yılında yapılıp 1973 yılında kesinleşen orman tahdid sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. HUMK’nun 74.-75. ve 76. maddelerinden çıkan anlam ve sonuca göre hakim davacının bildirdiği maddi olay ve netice –i taleple bağlı olduğundan mahkemece yörede 1972 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirildikten sonra; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli ve bu şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazın yörede 1972 yılında yapılan ve 18.08.1973 tarihinde kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan kısımlarına yönelik olarak davanın kabulüyle bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmeli; tahdit sınırları dışında kalan kısımlar var ise bu kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 17/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.