Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7173 E. 2011/11575 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7173
KARAR NO : 2011/11575
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1996 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 277 parsel sayılı 21200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, sulakiye ve otlakiye vasfı ile köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiş olup ayni şekilde hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek, mera tahsis komisyon kararının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz Mera Tahsis komisyonunun 05.03.2010 tarih 436 sayılı kararı ile mera olarak tahsis edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 277 parsele ilişkin mera tahsis komisyon kararının ve tapu kaydının (özel sicil kaydının) iptali ile (A) ile gösterilen 18767,55 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen 2432,65 m2’lik kısma yönelik davanın reddine bu kısım özel sicilde kayıtlı olduğundan kaydın aynen korunmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden 01.06.1072 tarihinde ilan edilerek 01.06.1972 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının orman tahdidi içinde, (B) ile gösterilen kısmını orman tahdidi dışında kaldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ile “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken; davalı yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmolunmasına yer olmadığına gerekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değilse de yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünde kurulan hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.