Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7406 E. 2011/11376 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7406
KARAR NO : 2011/11376
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin23/11/2004 gün ve 2004/6239-12021 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahallinde yapılan ilk keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisi çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 4100 m2’lik bölümünün eğiminin % 8-10 olduğunu, memleket haritası ile amenajman planında orman olmayan yerde bulunduğunu, eski tarla niteliğinde olduğunu ve orman sayılmayan yer olduğunu, (B) ile gösterilen 5186 m2’lik bölümün ise, % 15-18 eğimli olup toprak muhafaza özeliği taşıdığını, … tabanında kalan doğu sınırında yaklaşık 4-5 metre genişliğinde şerit halindeki bölümün tabii … yatağı halinde bulunduğunu, memleket haritası ile amenajman planında ormanlık alan içinde kaldığını, 1952 yılından sonra ormandan açıldığını, (C) ile gösterilen 3800 m2’lik bölümün ise, eğiminin % 15-20 olduğunu, hububat ekili halde olup, içinde dağınık halde meşe kök ve sürgünlerinin bulunduğunu, batı sınırını teşkil eden … yatağına bitişik şerit halindeki bölümün doğal … yatağı olduğunu, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin davalı gerçek kişinin eşi olan …’in cezalandırılmasına karar verilen … ili … Sulh Ceza Mahkemesinin 1988/1307-1976/400 … Sulh Ceza Mahkemesinin 1976/279 E. sayılı ilamlarında suça konu olan yerin (B) ve (C) ile gösterilen bölümler olduğunu, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu açıklamıştır. Hem uzman orman bilirkişi hem de uzman … bilirkişi çekişmeli taşınmazın (A), (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerini gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece mahallinde 2.defa yapılan keşifteki uzman orman bilirkişi ise düzenlediği raporda çekişmeli taşınmazın … Deresi su toplama havzası içinde toprak muhafaza özeliği taşıyan alan üzerinde bulunduğunu, toprağın tamamının erozyona maruz kalmış kahverengi orman toprağı olduğunu, bu taşınmazın … Deresinin iki yanında yer aldığını, Doğu tarafında 0.7 kapalılıkta meşe ve … ağaçlarının karıştığı karaçam ormanının bulunduğunu ormanla arada ayırıcı unsur bulunmadığını, 1956 tarihli … fotoğrafında (B) ve (C) bölümlerinin ormanlık alanda yer aldığını, (A) ile gösterilen bölümün ziraat alanında kaldığını ve önceki uzman orman bilirkişinin düzenlediği rapora katıldığını açıklamıştır. Ancak … bilirkişi … 10.12.2001 tarihli raporunda yörede yapılan orman tahdit haritasını zemine uyguladığını ve bu tahditte göre (A) ile gösterilen 5000 m2’lik bölümün tahdit dışında kaldığını, (B) ile gösterilen 8046 m2’lik bölümün ise, tahdit içinde kaldığını açıklayarak bunu gösteren kroki sunmuştur. Mahkemece çekişmeli taşınmazın resmi belgelerde orman alanında kaldığı, orman sayılan yerlerden olduğu, bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği belirtilerek davacı … Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği açıklanmış ise de, hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuştur. Mahkemenin gerekçesi ile kurulan hüküm çelişkili olduğu gibi uzman orman bilirkişilerinin düzenledikleri rapor ile uzman … bilirkişinin (yörede yapılan ve bu dava nedeniyle kesinleşmeyen orman tahdidine göre) düzenledikleri raporda orman olduğu belirlenen ve orman olmadığı belirlenen yerlerin yüzölçümleri de birbirinden farklı ve çelişkilidir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, davalının eşi olduğu belirtilen … ile ilgili olarak sulh ceza mahkemesi tarafından verilen 1976/400-1980/536, 1971/279-1973/293 sayılı orman kanununa muhalefet nedeniyle verilen mahkumiyet ilamları ile ilgili olarak yerel bilirkişiler ve suç tutanağındaki zabıt mümzileri mahallinde yapılacak keşifte dinlenmeli ve uzman … bilirkişi tarafından sulh ceza mahkemesinin söz konusu ilamları ile dayandıkları krokiler zemine uygulanarak dava konusu taşınmaz ile suça konu yerlerin aynı yer olup olmadığı (komşu parsellerden kuzeydeki 159 ada 7 ve 8 parsellerin davalı adına, 31 parselin ise davalının eşi adına tesbit edildiği de gözönüne alınarak ve aynı mevkiide davalı ile eşine ait başka taşınmazlar bulunup bulunmadığı da araştırılarak) belirlenmeli ve uzman … bilirkişiye bu uygulamayı gösteren kroki tanzim ettirilmeli ve nizalı taşınmazın suça konu olan yer olup olmadığı açık ve net biçimde saptanmalı, ayrıca uzman jeoloji mühendisinden de çekişmeli taşınmazın aktif … yatağı olup olmadığı veya … yatağının taşkın sahası içinde yer alıp almadığı hususunda rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve … köyü 161 ada 33 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın krokide (A) ile gösterilen 4100,00 m²’lik bölümünün aynı ada ve parsel sayısı ile tarla niteliğiyle dahili davalıların miras hisseleri oranında adlarına tesciline, toplam 8936,00 m² yüzölçümünde olan ve krokide (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin ise en son parsel sayısı ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.