Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7444 E. 2011/11280 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7444
KARAR NO : 2011/11280
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyü 5 pafta 22 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 25/02/2009 gün ve 5841 sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen hüküm uyarınca devlet veya diğer kamu tüzel kişilerin dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanacağı düzenlemesi yapıldığından ve kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
… Köyünde 19.10.1984 tarihinde yapılıp, 09.02.1988 ila 10.03.1988 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen kadastroda, çekişmeli 22 parsel sayılı 1184 m² yüzölçümündeki taşınmaz 21.04.1932 tarih 1 cilt, 25 sayfa, 10 parsel nolu tapu kaydına dayanılarak muris … adına tesbiti yapılmış ve itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilanını takiben 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ve çekişmeli parsellerin kadastro tesbitlerinin kesinleşmesinden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3. Maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler geçmişse de; 5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 3402 sayılı Yasanın 12. maddesine eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…”ibaresiyle, 5841 sayılı Yasanın 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 10. maddesinin tamamı, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 esas 2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının 23 Temmuz 2011 tarih ve 28003 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu iptal kararından sonra 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinin kamu mallarına ilişkin davalarda değil, Devlet veya diğer Kamu Tüzel Kişileri tarafından özel mülk savıyla açılan davalarda uygulama olanağı bulacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 gün ve 2011/1-36 Esas ve 2011/390 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir), somut olayda, çekişmeli taşınmazın devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya tescili talep edildiğinden ve kamu malı devlet ormanı iddiasıyla dava açıldığından 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı hususları gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilip, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.