YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8024
KARAR NO : 2011/7705
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, mahkemeye sunduğu 22.08.2007 tarihli dava dilekçesinde, … ilçesi … köyü 545 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, orman olarak kadastro tespitinin yapıldığını, oysa taşınmazın evvelinde … …’e ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, kırk yıl kadar önce satın aldığını ve 60-70 yıllık meyve bahçesi olduğunu, 80-100 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını, önceki maliklere ait 04.04.1951 tarih 21 numaralı tapu kaydı ve 1936 tarih 620 tahrir nolu vergi kaydı olduğunu ve satış senedi bulunduğunu kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağı, tapu kaydı getirtilmeden, keşif, uygulama ve inceleme yapılmadan orman kadastrosunun kesinleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 3402 sayılı Yasaya göre 2006 yılında yapılmış ve sonuçları 11.08.2007-10.09.2007 tarihleri arasında ilan edilmiş itirazsız yerler 11.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise 3402 sayılı Yasanın 11. maddesine göre yapılan 30 günlük askı ilan süresinde 22.08.2007 tarihinde açılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava ve tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesine göre 11.12.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılan yerlerde 32 Nolu Orman Kadastro komisyonu tarafından 4999 sayılı Yasaya göre vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılmış ve sonuçları 6831 sayılı Yasanın 10. maddesine göre 30 günlük süre ile 13.02 2007 tarihinde ilan edilmiştir. Eldeki dava ise, 4999 sayılı Yasaya göre yapılan 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra 22.08.2007 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağı, tapu kaydı getirtilmeden, keşif, uygulama ve inceleme yapılmadan, orman kadastrosuna 6 aylık askı ilan süresinde itiraz edilmediğinden ve ilk tahdit 11.12.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğinden bahisle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur. Davacı, davasını herne kadar … köyü 545 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açılmışsa da, iade ile kadastrodan gelen cevaba göre … köyü kadastro parsellerinin 540 ada 5 parselde son bulduğu, 541 ada 1 parselin ise; Aladağ Devlet ormanı olduğu ve tutanak düzenlenmeyerek 1991 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğundan 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesine göre tapuda tescilli orman olduğu nedeniyle tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır ve 3402 sayılı Yasanın 11. maddesine göre yapılan 30 günlük askı ilan süresi sonunda 541 ada 1 parselin Aladağ Devlet Ormanı olarak 3938172.82 m2 yüzölçümü ile Maliye Hazinesi adına 11.09.2007 tarhinde tapuya tescil edildiği bildirilmiştir.
Bu nedenlerle, işin esasına girilerek … ve uzman orman bilirkişi marifetiyle keşif ve uygulama yapılması, dava edilen taşınmazın kadastro paftasında nerede olduğunun ve gerçek yerinin öncelikle saptanması, bundan sonra, dava edilen yer, eğer 541 ada 1 nolu orman parseli içersinde kalıyorsa, ilk tahdidin 1991 yılında yapılıp kesinleşmesi nedeniyle tutanak düzenlenmediğinden ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 22/son maddesine göre aktarmaya karar verildiğinden, tutanak düzenlenmeyen yerde artık kadastro mahkemesi görevli olamayacağından ve genel mehkemeler görevli olacağından ve görev dahi kamu düzenine ilişkin olup ve yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmelidir.
Şayet; dava edilen taşınmazın … köyü 541 ada 1 nolu orman parseli dışında başka bir parsel içerisinde kaldığının keşfen saptanması halinde ise, davaya kadastro tespitine itiraz davası olarak yine kadastro mahkemesinde devam edilmelidir.
Kabule göre de, dava edilen taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve kesinleşmesi halinde tapu kaydı getirtilmeden ve dava konusu yerin konumunu belirlemeden infaza olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.