Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8855 E. 2011/12640 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8855
KARAR NO : 2011/12640
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.12.2009 gün 2009/15998 – 19447 sayılı bozma kararında özetle “Uzman orman bilirkişi çekişmeli taşınmazların yörede 1987 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığını açıklayarak çekişmeli 125 ada 125 parselin kadastro çap hudutlarında bazı orman tahdit noktalarını göstermiş, çekişmeli 113 parselin konumunu ise göstermemiştir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2009 tarih 2009/1797-2422 sayılı iade kararı üzerine dosya içine konulan belgelerden bu köyde değişik tarihlerde orman kadastro çalışmalarının yapıldığı ancak orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm belgelerin dosyaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Kadastro çapından anlaşıldığı gibi çekişmeli taşınmazların hududunda devlet ormanı niteliğinde taşınmaz ile çamlık niteliği ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazlar bulunmakta olup, çekişmeli taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı hususunda uzman orman mühendisi marifeti ile düzenlenen rapor yeterli değildir.
Bu nedenle; mahkemece ilgili orman işletme müdürlüğünden çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde değişik tarihlerde yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin orman tahdit çalışma tutanakları, işe başlama, iş bitirme, askı ilan tutanakları ile renkli orijinalinden çıkartılmış onaylı orman tahdit haritalarının dosyaya getirtilmesi…” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu 125 ada 113 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tarla niteliğiyle, 125 ada 125 parsel sayılı taşınmazın çamlık niteliğiyle yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek taşınmazın komşu 147 ada 1 sayılı parselde bulunan ormanla birleştirilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından 125 ada 125 sayılı parsele, davalı Hazine tarafından 125 ada 113 sayılı parsele ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1981, 1985 ve 1987 yıllarında yapılan orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece uyma kararı verilen bozma kararında, taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında olduğunun tespit edilmesi halinde memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planında çekişmeli taşınmazların konumunun belirlenmesi, davaya konu taşınmazlara en yakın kadastro parselleri ile güneyden komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanaklarının getirtilerek taşınmazları ne okuduklarının ve eğimlerinin doğru olarak belirlenmesi gereğine değinilmiştir.
O halde; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için belediyede bulunan halihazır harita ile münhanili haritalar ve varsa topografya haritaları ile dava konusu yere en yakın kadastro parselleri ve güneyden komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları ilgili yerlerden getirtilmeli, yöreye ait bulunabilecek en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafı ile, 1985-1990’lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve … fotoğrafları bulundukları yerden getirtilerek bir jeolog, bir orman, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritası çekişmeli taşınmazlara ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazların eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplattırılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; çekişmeli taşınmazlara komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanakları uygulanmalı, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; çekişmeli taşınmazların üzerlerindeki ağaçların yaşları dağılımları, cinsleri hususunda uzman ziraat bilirkişiden rapor alınmalı, yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklık olup olmadığı değerlendirilmeli; hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmelidir.
Yukarıdaki yöntemle yapılan araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların evveliyatının ve fiili durumunun orman olmadığı saptandığı taktirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Öncelikle, 1985-1990’lı yıllardan sonraki aktüel durumunu gösteren memleket haritası ve … fotoğraflarında çekişmeli taşınmazların henüz hiç işlenmemiş durumda olduğu saptandığı takdirde, henüz zilyetlik olgusunun başlamadığı, dolayısıyla zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığı düşünülerek, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, üzerlerinde halen kültürel bir faaliyet bulunup bulunmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadıkları belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, yerel bilirkişi ile zilyetlik tanıkları, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit bilirkişileri de tanık olarak dinlenmeli, gerçek kişi/kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulurken 12.09.2008 gün 2007/688-600 sayılı kararla dava konusu taşınmazlardan 125 ada 125 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile belirtilen 1676,92 m² yüzölçümlü bölümüne ilişkin davalı Hazine lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasının geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı H.Y.U.Y.nin 438. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 14.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.