YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8977
KARAR NO : 2012/6760
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.06.2010 gün ve 2010/5273-8710 sayılı kararıyla: [Davacı gerçek kişinin temyiz itirazları ret edilmiş, Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek mahkeme kararı “Fen Bilirkişi Harita Mühendisi, Bilirkişi …. ve Orman Bilirkişisi …… ve … tarafından düzenlenen 26.05.2009 tarihli rapor ve eki olan krokiye göre 1945 yılında kesinleşen orman tahdit tutanakları ve haritasıyla, davacılara ait kadastrosu 1981 yılında kesinleşen 439 numaralı parselin sınırlarının çakıştırılması sonucu; 1466/A işaretli 7554,31 m2 bölümün 439 nolu parselin çap sınırı dışında olduğu, keza 1945 orman sınırı dışında olduğu, ancak, 1981 yılında yapılan kullanım kadastrosunda 1466 numaralı parsel içinde kaldığı anlaşıldığına göre, bu bölümün 439 nolu parsele ilavesinin mümkün olmadığı, bu yönden davanın reddi gerektiği, aynı bilirkişi kurulu rapor ve krokisinde 1468/A işaretli 1175,60 m2 bölümünün 1945 yılı orman tahdit sınırı içinde, keza 1981 yılında yapılan kullanım kadastrosu sınırları içinde ancak, 439 nolu parselin çap sınırları dışında olduğunun belirlendiği, hak düşürücü sürelerinde geçtiği, bu bölümün 439 sayılı parsele ilave edilecek biçimde, kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının iptalinin mümkün olmadığı, 1469/A işaretli 1136,65 m2 bölümün hukukî durumunun 1468/A bölümü ile aynı olduğu, hak düşürücü sürelerin geçtiği, bu bölümün Hazine adına oluşan tapu kaydının iptalinin mümkün olmadığı, yine 1470/A işaretli 3160,63 m2 bölümün hukukî durumunun da yine 1468/A ve 1469/A ile aynı olduğu, hak düşürücü sürelerin geçtiği, bu bölümde kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının iptalinin mümkün olmadığı, 1476/A işaretli 235,36 m2 bölümün hukukî durumunun 1466/A bölümü ile aynı olduğu, taşınmazın 439 parselin çap krokisi sınırları dışında, orman kadastrosu sınırları dışında, ancak 1981 yılı kullanım kadastrosu sınırları içinde olup, hak düşürücü süreler geçtiği, 439 nolu parselin güneybatısında bulunan 1948 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde, yasaya aykırı olarak ikinci kadastro ile 439 parsel tutanağı düzenlenip tapuya yolsuz olarak tescil edildiği, ne var ki, bu bölüme ilişkin Hazinenin bir davasının bulunmadığı hususları gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi] gereğine denilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastro paftalarının düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2896 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.