YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8985
KARAR NO : 2011/10166
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyü 648 parsel sayılı taşınmazın eski tarihli haritalarda devlet ormanı olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, … adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında tapu malikinin ölü olduğu anlaşılmakla mirasçıları davaya dahil edilmiş, ayrıca dava Hazineye ihbar olunmuştur. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve 11.11.2006 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 25.04.1980 tarihinde yapılmış ve sonuçları 18.12.1981 – 14.01.1982 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Dava ehliyeti, dava şartlarından olup aynı zamanda davada taraf olma ehliyetidir. Taraf ehliyeti H.Y.U.Y.nun 38. maddesi yollamasıyla Türk Medeni Yasasına göre belirlenmektedir. Davada taraf ehliyeti, TMY.nin 8, 28, 47 ve 48. maddeleri uyarınca medeni haklardan yararlanma ehliyeti olan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneği bulunmaktadır. Bu nedenle her gerçek kişi sağ doğmak koşuluyla taraf ehliyetini kazanacak, yaşadığı sürece taraf ehliyeti devam edecek ve gerçek kişinin ölümüyle de medeni haklardan yararlanma hakkı sona ereceğinden taraf ehliyeti de son bulacaktır. Bu nedenle dava tarihinden önce ölüm nedeniyle medeni haklarını kullanma ehliyeti son bulan kişinin davada taraf olma ehliyeti de son bulacaktır. Hal böyle olunca Türk Medeni Yasası ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasında ölen kişiler hakkında açılacak davalar düzenlenmemiştir. 04.05.1978 gün 4/5 sayılı İ.B.K da da, dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş kişinin mirasçılarına halefiyet kuralının uygulanamayacağından davaya dahil edilmek veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda; husumet, ölü olduğu belirtilmeden veya mirasçılarına yöneltilmeden çekişmeli taşınmazın tapu maliki …’a yöneltilmiştir. Husumet yöneltilen …, davanın açıldığı 18.06.2009 tarihinden önce, 16.02.2001 tarihinde ölmüş olmasına göre, dava açıldığı tarihte taraf ehliyeti bulunmadığından mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağına göre mirasçıların davaya dahil edilmek veya dava ıslah edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi olanağı bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekirken, … gerekçe ile davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus bozma nedeni yapılmayarak netice itibariyle doğru olan hükmün onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.