Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9002 E. 2011/14335 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9002
KARAR NO : 2011/14335
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Sadakalar köyü 113 ada 65 parsel sayılı 19536.34 m2 yüzölçümündeki, 113 ada 66 parsel sayılı 16530,75 m2 yüzölçümündeki ve 69 parsel sayılı 13267.03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …- …-Memik-… adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, gerçek kişiler ise kendilerinin de payı bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalılardan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/ 01/ 2008 tarih, 2007/ 17597- 2008/ 598 sayılı kararı ile 113 ada 66 ve 69 parsellerle ilgili hüküm onanmış; 65 parselle ilgili hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle: “Raporu hükme esas alınan uzman orman bilirkişilerince bu yerin incelenen 1948 tarihli … fotoğrafı ile 1956 tarihli memleket haritasında orman alanında kaldığı, toprağının humuslu orman toprağı olduğu belirtilerek orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ancak, Dairemizin iade kararı üzerine aynı bilirkişiler tarafından taşınmazın konumu memleket haritası üzerinde gösterilmiş olup, bu ek raporun incelenmesinde 65 parselin fıstıklık sembollü alanda kaldığı gözlenmiştir. Rapor içeriği ile memleket haritasındaki konumunun gösterimi birbiri ile çelişmektedir. Kendi içinde çelişen rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine
kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Orman Yönetiminin davasının kabulüne, tespitin iptali ile çekişmeli 113 ada 65 parselin orman niteliğinde Hazine adına tesciline, karar tarihi itibarıyla alınması gereken 17.15.- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 0.42.- TL harcın mahsubu ile bakiye 16.83.- TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı … Yönetimi tarafından yatırılan 0.42.- TL başvurma harcı ile 0.42.- TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, Orman Yönetimince bozmadan önce yapılan 402.37.- TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan 700.00.- TL ilan gideri ve 822.50.- TL keşif gideri olmak üzere toplam yapılan 1.924.87.- TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı … Yönetimine verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4 ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı … Yönetimi üzerinde bırakılmasına, davacı … Yönetimi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan …’dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.