YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9297
KARAR NO : 2011/8939
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, davalılar …, … ve … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/3797-12654 sayılı onama-bozma kararında özetle: “1-Orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların resmi belgelere dayalı olarak yapılan araştırma ve inceleme ile orman sayılan yerlerden olduğu gibi, Orman Bakanlığının kesinleşen 08.07.1975 tarihli mütalaası ile de orman sayılan yerlerden olduğu, … … ve arkadaşlarının dayandığı 9190 m2 yüzölçümlü K. Evvel 1289 tarih 117 numaralı sicilden gelen Ağustos 1931 tarih 1 numaralı tapu kaydının taşınmazlara uymadığı, bir an için aksi düşünülse dahi tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında yasal değerinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı … davacı gerçek kişilerin … KÖYÜ 147 ada 2, 141 ada 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 52, 54, 57, 59, 64, 65, 63, 60, 61, 62, 67, 68, 69, 72 ve yine YUKARI … Köyü 408, 409, 410, 412, 413, 419, 418, 414, 540, 541, 542, 543, 546, 547, 545, 544, 538, 548, 549, 550, 415, 417, 424, 420, 428, 416, 426, 427, 422, 423, 429, 432, 430, 474, 537, 434, 431, 400, 535, 536, 433 numaralı parseller ile YUKARI … KÖYÜ 436, 437, 533 numaralı parsellerin kuzey bölümleri ile ilgili verilen hükmün ONANMASI gerekmiştir.
2- Davaya konu YUKARI … KÖYÜ 438 numaralı parsel olduğu halde kararda parsel numarasının yanlışlıkla 538 olarak yazılması isabetsiz ise de, bu durum kararın bozulmasını ve yeniden hüküm kurulmasını gerektirmediğinden 22.11.2006 tarihli kararın 6 numaralı bendinin 2. satırında yazılı “538” rakamının çıkarılarak bunun yerine “438” rakamı yazılarak kararın düzeltilmesine ve bu parsel yönünden hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilerek ONANMASI gerekmiştir.
3- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece YUKARI … KÖYÜ 436, 437 ve 533 sayılı parsellerin güney bölümlerinin Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davanın konusu olmadığından bahisle görevsizliğe karar verilmişse de, parsel tutanağının bir bütün olduğu, keza Asliye Hukuk Mahkemesinin keşfi sırasında düzenlenen 13.07.1961 tarihli krokinin fenni sıhhate haiz olmadığı ve krokide gösterilen 436, 437, 533 parselleri ortadan böldüğü bildirilen … Dereden…’ye giden yolun memleket haritasında bulunmadığı, 436, 437 ve 533 numaralı parsellerin orman olarak tesciline karar verilen kuzey ve güney bölümlerinin aynı nitelikte orman sayılan yerlerden olduğu, Hazinenin de dava dilekçesinde 3000 dönüm yerin tescilini istediği, dava konusu parsellerin toplam yüzölçümlerinin 3000 dönümden az olduğu, bu hali ile 436, 437 ve 533 sayılı parsellerin güney bölümlerinin de Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu ve 3402 sayılı Yasanın 5, 11, 25, 27 ve 30. maddeleri gereğince davanın kadastro mahkemesince görüleceği gözönünde bulundurularak parsellerin güney bölümünün de orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmiş olması isabetsiz olduğundan Orman Yönetiminin temyiz isteminin kabulü ile YUKARI … KÖYÜ 436, 437 ve 533 numaralı parsellerin güney bölümleri ile ilgili verilen görevsizlik kararının BOZULMASI gerekmiştir.
4- Malik hanesi açık olan parseller hakkında Kadastro Yasasının 30/2. maddesi gereğince düzenli sicil oluşturulması gözönünde bulundurulduğunda yapılan araştırmada orman olduğu saptanan 435 ve 534 numaralı parsellerin orman olduğu gerekçede açıklandığı halde bu parseller hakkında hüküm kurulmamış olması, yine … KÖYÜ 141 ada 66 numaralı orman olarak tescile karar verilen 62, 63, 65, 67, 68, 69, 72 numaralı parsellerin ortasında kaldığı, bu parsellerle aynı nitelikte olduğu, bu parsellerin orman olarak tesciline karar verildiğine göre 66 parselin 6831 sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine göre orman içi açıklığı olmasına göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu parsel hakkındaki dosyanın inceleme yapılmadığından ayrılmasına karar verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hakkında hüküm kurulmayan YUKARI … KÖYÜ 435, 534 ve 533 sayılı parsellerin bu bölümü ile … KÖYÜ 141 ada 66 parsel hakkında verilen kararın BOZULMASINA karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Hazinenin Yukarıçiyanlı Köyü, 435, 436, 437, 533 ve 534 parseller ile … köyü 141 ada 66 numaralı parsele yönelik davalarının kabulüne, dava konusu parsellerin tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, davalılar …, … ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmiş, temyiz harç ve giderlerini yatırmamaları nedeniyle 05.05.2011 günlü ek kararla … mirasçılarının temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasaya esas olmak üzere 6831 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. ve 3. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı … katılan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.