YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9450
KARAR NO : 2011/8924
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılar …, … …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/3819-4876 sayılı 10.04.2006 günlü bozma kararında özetle: “mahkemece yapılan uygulama ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: çekişmeli 17 parselin tesbitine esas alınan Ocak 1960 tarih 5 nolu tapu kaydı, Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı ilamıyla oluşmuş, mahkemece bu karara ait dava dosyası getirtilmemiş olup, dosya içinde mevcut karar suretinde de kesinleşme şerhi bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı karara ait dava dosyası getirtilerek bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır. Eğer hüküm kesinleşmemiş ise gayri menkullere ilişkin kararlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden kararın kesinleşmesini sağlamak için taraflara imkan tanınmalı, hüküm kesinleşmiş ise 3402 Sayılı Yasanın 20.maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine göre kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağından taşınmazın dayanağı olan tescil krokisi önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, mahalline uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bilirkişiye tescil krokisi ölçeğini kadastro paftası ölçeğine yine kadastro paftası ölçeğinin de tescil krokisi ölçeğini çevrildikten sonra, her iki harita birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, kesin hükmün kapsamı belirlenmeli ve tescil krokisi dava konusu parsele uymakta ise kesin hükmün varlığı kabul edilerek hüküm kurulmalı; tescil krokisi dava konusu parsele uymamakta ise çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu ve 1993 yılında yapıldığı anlaşılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri getirtilerek, kural olarak, 4785 sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümleneceğinden, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve fen ehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra; davacıların davalarının kabulüne ve dava konusu … Köyü 17 nolu taşınmazın 21.04 2010 günlü bilirkişilerin ortak raporunda (A) ile gösterilen 6764,00 m², (B) ile
gösterilen 551,00 m² ve (C) ile gösterilen 230,00 m² lik kısımların tapu kaydının iptali ile (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) ile gösterilen kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan arazi olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine, bu kısımlara davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalılar …, … …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında mahkemece öncelikle çekişmeli 17 parselin tespitine esas alınan Ocak 1960 tarih 5 nolu tapu kaydının oluştuğu Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı karara ait dava dosyası getirtilerek 3402 sayılı Yasanın 20.maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine göre taşınmazın dayanağı olan tescil krokisi önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, mahalline uygulanarak usulünce kapsamının belirlenmesi gereğine değinilmiş, mahkemece komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilerek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve yerel bilirkişilerden taşınmaz sınırları sorulmadan, tescil hükmünün usulünce kapsamı belirlenmeden hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu olan … köyü, 14, 15, 16, 47, 611, 675 ve 810 nolu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen bilirkişi, tarafların bildirecekleri tanıklar, yerel bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden yapılacak keşifte Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1959 tarih 591 E. – 509 K. sayılı kararı usulünce zemine uygulanmalı, sınırlar tek tek bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, tescil krokisi fen elemanı aracılığıyla mahalline uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bilirkişi tarafından tescil krokisi ölçeği kadastro paftası ölçeğine yine kadastro paftası ölçeği de tescil krokisi ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, kesin hükmün kapsamı belirlenmeli, tescil krokisi dava konusu parsele uymakta ise kesin hükmün varlığı kabul edilerek hüküm kurulmalı; tescil krokisi dava konusu parsele uymamakta ise şimdi olduğu gibi çekişmeli taşınmazın 1947 yılında 3116 sayılı yasaya göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu ve 1993 yılında yapıldığı anlaşılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasındaki konumuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (A) bendine göre davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması da doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, … Özsoy, …, Abdülkadir Özsoy, Gülsüm Özsoy, … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, gerçek kişilerin yatırdıkları peşin temyiz harçlarının istek halinde iadesine 07/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.