Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9492 E. 2011/12771 K. 16.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9492
KARAR NO : 2011/12771
KARAR TARİHİ : 16.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro çalışmaları sırasında; … köyü. 165 ada 2 parsel sayılı 15996,98 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savı ile; kadastro tespitinin iptali ile; orman niteliği ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; çekişmeli 165 ada 2 parselin 17/08/2010 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun krokisine ekli (2B) ve (2C) rümuzu ile gösterilen kısmın kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, 274 ada 2 parselin 17/08/2010 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun krokisine ekli (2A) rümüzu ile gösterilen kısmın kadastro tespitinin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından 274 ada 2 parselin A olarak gösterilen kısmı yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasa’nın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman sınırlaması dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, yapılan keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi tarafından 02.08.2010 havale tarihli düzenlenen raporun hava fotoğraflarının incelenmesi halinde çekişmeli taşınmazın tamamının 1958 tarihli hava fotoğraflarında koyu renkli orman sayılan alanlar içinde kaldığını, sonuç bölümünde taşınmazın 1958 tarihli hava fotoğrafında kısmen açık renkli orman açıklığı kısmen koyu renkli ibreli ağaç rumuzu ile gösterilen orman sayılan alanlar içinde bulunduğu, 1974 tarihli memleket haritasında da kısmen açık renkli orman açıklığı, kısmen de yeşil renkli orman sayılan alanlar içerisinde kaldığını ve toprağının kırmızı renkli orman toprağı niteliğinde % 15 eğimli toprak muhafaza karakteri taşıyan ve orman bütünlüğünü bozan yerlerden olduğunu açıklamıştır.
Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise, memleket haritasındaki konumuna göre taşınmazın (A1) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin ise orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş, mahkemece bu ek rapora göre hüküm kurularak çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) ile gösterilen bölümlere yönelik davanın kabulüne, (A) ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmişse de orman bilirkişi tarafından 1958 çekim tarihli hava fotoğraflarından elde edilen memleket haritası getirtilip uygulanmadan 1974 tarihli memleket haritası uygulanmış, yine raporda 1958 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın tamamına ilişkin inceleme ve sonuç bölümüne ilişkin çelişki giderilmediği gibi neden 1974 tarihli memleket haritasındaki konumuna göre karar verildiği de açıklanmamıştır.
Açıklanan bu nedenle; mahkemece, öncelikle, davaya konu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin, 1958 tarihli hava fotoğrafları ile 1974 tarihli memleket haritasının elde edildiği hava fotoğraflarına uygun olarak düzenlenen memleket haritası bulunduğu yerden getirtilerek dosyaya eklenmeli, yine dava konusu taşınmazlara komşu parsellerin tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren getirtilerek dosyaya eklendikten sonra, memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı
birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yine hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmaz ve tüm çevreyi göstermeli, keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin dayanak kayıtları yöntemince uygulanarak dava konusu taşınmazın bulunduğu yönü ne olarak gösterdiği araştırılıp saptanmalı, taşınmazın kadastro paftası, hava fotoğrafları ve memleket haritasındaki konumuna göre orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı saptanmalı, orman içi açıklıkların 6851 sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.