Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9616 E. 2011/14470 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9616
KARAR NO : 2011/14470
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.01.2007 tarih 2006/16892 – 2007/834 sayılı kararında özetle: “Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı … Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) yörede 2003 yılında yapılarak ilan edilen orman kadastro çalışmalarında 208 ve 209 nolu orman tahdit noktalarının güneyinde kalan yaklaşık 3800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışında kalması nedeni ile açmış olduğu orman kadastro çalışmasına itiraz davasında yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece kurulan hüküm dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu Azaklı köyünde arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı ve tahdite itiraz dosyasına konu olan 3800 m2 yüzölçümündeki alanın kadastro çalışmalarında 105 ada 141, 149 ve 142 parselleri kısmen kapsadığı ve bu taşınmazların davalı gerçek kişiler adına tesbit edildiği anlaşılmaktadır. Orman Yönetimi, 105 ada 149, 141 ve 142 parsellere yönelik olarak askı ilan süresi içinde kadastro tespitine itiraz davası açmış ve dosyalar bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece; öncelikle, çekişmeli taşınmazın 208 ve 209 nolu orman tahdit noktalarının güneyinde kalan 3800 m2’lik taşınmaz olduğu kabul edilerek sadece bu alan ile ilgili inceleme yapılmış ise de, artık bu dava hem orman tahditine, hem de kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğundan, çekişmeli 105 ada 149, 141 ve 142 parsellerin tamamına yönelik olarak da inceleme yapılması gerekmektedir. Ayrıca, bu dosyadaki ve birleşen aynı mahkemenin 2005/257 E. ve 2005/358 E. sayılı dosyalarındaki orman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmaz olarak kabul edilen 3800 m2’lik taşınmazın resmi belgelerdeki konumu ile ilgili açıklamalar birbirinden farklı olduğu halde raporlar arasındaki çelişkiler de giderilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de
uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüyle 105 ada 142 parselin 48 pay kabul edilerek 8 payın …, 8 payın …, 16 payın …, 4 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın Şehri Ardal adına; 105 ada 149 parselin (A1) ile gösterilen 960,90 m2 ve (A2) ile gösterilen 1311,32 m2’lik kısımlarını orman vasfıyla Hazine adına, 105 ada 149 parselin (B1) ve (B2) ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tespit maliki adına; 105 ada 141 parselin (A) ile gösterilen 754,86 m2’lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına, (B1) ile gösterilen 754,86 m2 ve (B2) ile gösterilen 6047,56 m2’lik kısımlarının 72 pay kabul edilerek 24 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 3 payın …, 6 payın …, 2 payın …, 2 payın …, 2 payın …, 2 payın … Seyhan, 2 payın …, 2 payın …, 2 payın …, 2 payın …, 2 payın … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.09.2003 tarihinde yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak … şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinin “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinin “Bu
Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tapu maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2.,4.,5. ve 6. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A ve geçici 11. maddeleri uyarınca, davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına ve hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı Hazineden onama harcı alınmasına yer olmadığına, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 12.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.