YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/964
KARAR NO : 2011/5018
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyü 106 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde …, … ve …’ın kullanımında olduğu, üzerindeki betonarme binanın … tarafından yapıldığı belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazın davacı şirketin kullanımında bulunduğu ve üzerindeki binaların da şirkete ait olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile şirketin kullanımında olduğu ile binaların şirkete ait olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından esasa, Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasayla değişik 2/B maddesi gereğince 1990 yılında yapılıp 03.03.1993 tarihinde askı ilanı yapılarak 04.09.1993 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine yararına vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak, 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi, yine dosya arasında tutanak aslı bulunan ve dava konusu olmayan 107 ada 4 sayılı parselin kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmemesi, yine davalı … yararına taktir olunan vekalet ücretinin A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen kaldırılarak yerine üçüncü bent olarak “3-Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 150.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin, yine hüküm fıkrasının 5. bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “davalı …’ın kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi
gereğince tayin ve takdir olunan 150.- TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” cümlesinin, yine hüküm fıkrasına altıncı bend olarak “6-Dosya arasında tutanak aslı bulunan 107 ada 4 sayılı parselin olağan yollardan kesinleştirilmek üzere tutanakların devredilmiş olması halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi takdirde Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.