Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9678 E. 2011/14360 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9678
KARAR NO : 2011/14360
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Bakanlıklar vekili ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1958 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 619 sayılı 4.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 339 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, …’ın açtığı dava sonucu hükmen … adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 4.049,68 m2 yüzölçümlü olarak 121 ada 54 parsel numarasını almıştır. … ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı vekili, 121 ada 54 sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesindeki üçüncü kişiler ve kurumlar lehine konulan haciz ve şerhlerin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline, davanın devamı sırasında Yalova Tarım Kredi Kooperatifi yararına konulan ipotek şerhi kaldırılmakla istemin konusu kalmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı bakanlıklar vekili tarafından yargılama giderleri yönünden, davalılardan … tarafından esas yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil, beyanlar hanesindeki şerhlerinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1945 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1958 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- Mahkeme hükmü davacı bakanlıklar vekiline 14.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, …’ın temyiz dilekçesi 30.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesinin yollamasıyla H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen (15) günlük yasal süre ve HYUY’nın 433. maddesinde öngörülen 10 günlük karşı temyiz süresi geçirildikten sonra davacı bakanlıklar vekili tarafından 13.04.2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan …’ın temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasa
3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde Halebiçeşme Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığına, makiye ayrılmadığına, dava konusu taşınmazın tamamının XII poligon numarası ile orman rejimi dışına çıkarıldığına, bir an için makiye ayrıldığı düşünülse dahi makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına, anayasa ve yasalarda ormanların tevziiye tabi tutulacağı yönünde hiçbir hüküm bulunmadığına, kaldı ki temyize konu taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceğine, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığına, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağına ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğuna, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “İyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek hüküm kurulduğundan hükmün ONANMASINA karar vermlek gerekmiştir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı bakanlıklar vekilinin temyiz dilekçesinin SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE ,
2- Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/12/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.