YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9765
KARAR NO : 2011/14021
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/141-3208 sayılı bozma kararında;
“1- Davacı … ‘nun krokide (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazları bakımından;
Bu taşınmazların % 15 eğimli ve üzerleri eylemli olarak orman ağaçları ile kaplı olduğu ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, davacının dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığı, bir an için uyduğu kabul edilse dahi tapu kayıtlarının 4785 sayılı Yasa karşısında hukuki değerlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle, krokide P.I olarak gösterilen 1554 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü yerinde olmayıp, kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Dava 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası olup, mahkemece yapılacak iş, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirlemek ve orman olmadığının saptanması halinde ise orman sınırları dışına çıkarılmasına karar vermekten ibarettir. Bu tür davalarda kadastro hakimi tescil kararı veremeyeceği gibi davacının dava dilekçesinde tescil istemi de yoktur. Tescil kararı ancak genel mahkemelerde açılacak tescil davasında şartları varsa verilebilir.
Davacı adına tescile karar verilen taşınmaz, orman kadastrosu sırasında 2/B uygulaması ile P.I olarak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Davacı, tapu kaydına ve vergi kaydına dayalı olarak dava açmış ve dava ettiği yerler krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilmiş ve bu kısımlar halen eylemli orman olduğundan dava reddedilmiştir. Davacı adına tescile karar verilen ve P.I olarak gösterilen taşınmaz dava konusu dahi değildir. Krokide (A) harfi ile gösterilen ve P.I’in bitişiğinde bulunan taşınmaza davacının dayandığı K.Sani 1336 tarih 3 nolu ve 2000 m2 yüzölçümlü dört sınırı yol olan tapu kaydının miktarı bu kısma uyduğu kabul edildiğine göre, 1554 m2’lik temyize konu olan kısım bu tapu kaydının kapsamı dışındadır.Kaldı ki;taşınmazın fotogrometrik yöntemle düzenlenen paftasında dahi dört
tarafında yol olmadığı gibi kullanım sınırları dahi belli değildir. Taşınmazın memleket haritasında açık alanda kaldığı ve orman kadastrosu kesinleşmediğinden orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilse bile paftasındaki konumuna göre dört tarafı ormanla çevrili ormaniçi açıklığı konumunda olup, 6831 sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. maddeleri kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olan bu tür yerlerin (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile) zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu dahi olmayan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olan ve dava açmak için hak sahibi konumunda bulunmayan davacının davasının tümden reddi gerekirken taşınmazın bu bölümü hakkında kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.