Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9938 E. 2011/15151 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9938
KARAR NO : 2011/15151
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.07.2010 gün ve 2010/6610-9897 sayılı bozma kararında özetle “…çekişmeli taşınmazın öncesinin keletelik arazi olduğu, keşifteki bulgu ve incelemelere taşınmazın genel görünümü itibarıyla taşlık ve … olduğu, toprağın kayalıklar arasında cepler halinde bulunduğu, taşınmazın üzerinde belirgin bir imar-ihya çalışmasının yapılmadığı ve doğal hali ile bulunduğu, içindeki taşlık ve … alanların temizlenmediği, dar kelete alanlarından açığa çıkan … parçalarının bir kısmının kenarlara atılması ve üzerinde bulunan delice ve harnup ağaçlarının aşılandığı açıklanmıştır. Bu tür yerlerde 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar-ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Davacı adına tescile karar verilen ve temyize konu taşınmazın, dava tarihine kadar 20 yıl süreyle ekonomik amacına uygun olarak nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanılmadığı ve taşlık, … ve makilik bölümlerinin taşınmazın büyük bölümü içinde dağınık halde bulunduğu M.Y.’nın 715/2. ve 3402 sayılı Yasanın 16/C maddeleri gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altında … olup, tescil ve sınırlandırmaya ve hiç bir şekilde özel mülkiyete konu olamayacak taşınmaz hakkında imar-ihyasının dahi tamamlanmadığı düşünülerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan, dava konusu taşınmazın üzerinde 40-50 yaşlı meşe ağaçları bulunduğu tespit edilmiştir. Dairemizde temyiz incelemesi yapılan dosyalarda raporları hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, “Meşe ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmediği, dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ağaçlarının meydana geldiği” şeklindeki bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, taşınmazların öncesinin orman olduğu anlaşıldığından, mahkemece davacı gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE ve … bilirkişisi harita mühendisi … Bolaç’ın 05/11/2008 tarihli raporuna ekli krokide (M) işaretli 5790,75 m2’lik bölüm ile (N) işaretli 10798,38 m2’lik kısmının orman sınırları içerine alınmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Yörede genel arazi kadastrosu işlemi 1981 yılında 766 sayılı Yasaya göre yapılıp 05.08.1981 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1744 sayılı Yasaya göre 03.04.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 14.12.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.