YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1091
KARAR NO : 2012/6780
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, 16/10/2009 günlü dava dilekçesiyle, davacının 1993 yılında tapuda satın alarak sahip olduğu Sarıcaeli köyü 745 parsel sayılı 21200 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 1990 yılında yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakılması nedeniyle açtıkları orman kadastrosunun iptali davasının Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2000 gün ve 1996/527-931 sayılı kararı ile reddedilerek ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2004 gün 2003/9269-2004/344 sayılı kararı ile onanıp karar düzeltme isteminin de 02.07.2004 gün 2004/4588-7103 sayılı kararı ile ret edilmek suretiyle 02.07.2004 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra Orman Yönetiminin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/520-2008/519 sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu parselin kesinleşen orman sınırları içinde kalan 13.06.2008 tarihli fen ve orman bilirkişi krokisinde yeşil ile boyalı (B1)=14290 m2 (B2)= 770 m2 bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve bu bölümlere davalının el atmasının önlenmesine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/11/2009 gün ve 2009/16615-16419 sayılı kararı ile onandığını, karar düzeltme isteminin de 30/09/2010 gün ve 2010/9832-11562 sayılı kararı ile ret edilmek suretiyle kesinleştiğini, bu karara karşı başvurdukları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Dairesinin 35783/03 sayılı KÖKTEPE-TÜRKİYE kararı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini belirterek yargılamanın iadesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, AİHM kararı ile, mahkemenin anayasal gerekçelerle başvuranın mülkünün bir bölümüne tahdit getirildiği, bu mahrumiyetin amacının doğanın ve çevrenin korunması gibi kamu yararı kapsamına girdiği, dolayısıyla hukuka aykırı ve keyfî hiçbir işlem bulunmadığının tespit edilip, davanın koşulları özellikle de tahdidin nihaî oluşu, dava konusu durumu telafî edecek nitelikte etkili iç hukuk yolunun bulunmayışı, başvuranın mülkiyet hakkından yararlanması karşısındaki engel ve tazminat ödenmemiş olması hususları göz önünde tutularak, tüm zararlarını karşılayacak şekilde 100.000 EURO tazminat ödenmesine hükmedildiği, AİHM kararının yerin orman olmadığına ilişkin bir belirleme niteliğinde bulunmayıp, mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden tazminata dair karar bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yargılamanın iadesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.