YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11929
KARAR NO : 2013/2456
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi vekili, 16.07.2009 havale günlü dilekçeyle … Köyü, … Mevkiinde bulunan ve tapuda 07.02.1967 tarih cilt 163, sahife 3, sıra 3, 08.11.1941 tarih cilt 141/44, sıra 40, 07.10.1933 tarih cilt 76, sıra 75’de kayıtlı 205750 m² taşınmazların müvekkilince eklemeli olarak 120 yıldır zilyet edildiği, 1945 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisine alındığı ve kesinleştiği, 1744 sayılı Kanuna göre 1976 yılında yapılan 2. madde çalışmalarında nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, daha sonra 25 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2896 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B çalışmalarında, taşınmazların 1744 sayılı Kanuna göre yapılan çalışma ile orman sınırı dışına çıkarıldığı gözetilmeden Hazine adına yeniden orman sınırı dışına çıkarıldığı, bu işleme karşı müvekkilince Asliye 1. Hukuk Mahkemesine 1985/1024 Esas sayılı dava ile itiraz edildiği, mahkemece görevsizlik kararı ile dosyanın Kadastro Mahkemesinin 1989/207 Esasına aktarıldığı, bu mahkemece de görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Asliye 6. Hukuk Mahkemesinin 1997/143 Esasına gönderildiği, yargılama sonunda takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, taşınmazın özel kanunlarla oluşturulan tapu kapsamında kaldığından 1744 sayılı Kanun uyarınca tapu sahipleri adına orman sınırı dışına çıkarılması gerektiği iddiasıyla Hazine adına yapılan çıkarma işleminin iptali, 2009 yılında yapılan tesbit ve belirlemenin, Hazine tapusunun iptali ile müvekkili davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1987/285 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm olduğu, taşınmazın 1945 yılı tahdidi içinde kaldığı ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı kişi adına oluşan tapu kayıtlarının değerinin bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Yönetimi, hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden davanın reddini istemiştir.
Yargılamanın devamı sırasında 02.06.2010 tarihinde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlarda ilgili kullanım durumlarının belirlenmesi amacıyla kadastro tesbiti yapılmış ve çekişmeli taşınmazlar 223 ada 2 ve 222 ada 18 parsel sayısında … oğlu …’in kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanaklar 21.06.2010 – 21.07.2010 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra taşınmazlar hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğinden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kadastro mahkemesine devrine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılma işleminin ve tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazlar hakkında yargılamanın devamı sırasında kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğinden 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin görevli olduğu belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.