Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12150 E. 2013/4679 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12150
KARAR NO : 2013/4679
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar 10.12.2002 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Sapadere Köyü idari sınırları içinde kalan, ancak Beldibi Köyü, Deliktaş Devlet Ormanı sınırları içinde gösterilen taşınmazlarla ilgili orman sınırlamasının hatalı olduğunu ve çalışmanın köylerinde ilân edilmediğini bildirerek, sınırlamanın iptalini istemişlerdir. Mahkemece 6831 sayılı Kanunun 7 ve 8. maddelerinde öngörülen çalışma ve ilâna ilişkin koşulların yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın kabulü ile 20 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan sınırlamanın iptaline dair verilen karar, Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 22.06.2011 gün 2011/8366-7863 sayılı kararı ile “…Sapadere ve Beldibi Köyleri içinde bulunan ormanlarda yapılan orman kadastrosu, aplikasyon çalışmalarının orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Kanunun 8. maddesinde ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 15 ve 16. maddesinde belirtilen tüm ilânların, kanun ve yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı ve dava konusu taşınmazın Deliktaş Devlet Ormanı sınırları içerisine alınarak, orman kadastrosunun ilan edildiği ve bu çalışmanın kesinleştiği, orman kadastrosuna itiraz davalarının, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık askı ilân süresi içinde kadastro mahkemelerinde, bu sürenin geçmesi halinde yine aynı maddenin son cümlesi uyarınca, tapulu taşınmazlar yönünden hak sahiplerince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde açılabileceği, bu sürenin geçirilmesinden sonra, hangi nedenle olursa olsun orman kadastrosunun iptali için dava açılamayacağı, davacıların herhangi bir mülkiyet belgesine dayanmadıkları gibi, 11.maddede öngörülen 6 aylık ve 10 yıllık sürelerin de çoktan geçmiş ve orman kadastro çalışmasının kesinleştiği, dava açıldıktan sonra Sapadere Köyünde yapılan genel kadastro çalışmasında taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeni ile ada ve parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kanunun 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması işleminin yeni bir kadastro işlemi olmadığından davacılara yeni bir dava hakkı vermeyeceği nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi…” gereğine değinilerek bozulmuş, bozma kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi de Dairece 09.02.2012 gün 2011/15143-1623 sayılı karar ile reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Beldibi Köyünde 26 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 24.11.1988 tarihinde, Sapadere Köyünde ise 34 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışma 16.09.1999 tarihinde ilân edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Sapadere Köyünde arazi kadastrosu 15.08.2006 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz 445 ada 1 parsel sayılı “Deliktaş Devlet Ormanı” sınırı içinde bırakılmış, ancak; orman parseline tutanak düzenlenmeksizin 3402 sayılı Kanunun 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılmıştır. Beldibi Köyündeki arazi kadastrosu ise 30.05.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 29/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.