Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12623 E. 2013/5459 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12623
KARAR NO : 2013/5459
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – Orman Yönetimi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 21.01.2010 tarihli dilekçesiyle Gölbent Köyü, Kırıksarnıç Mevkiinde bulunan 42 parsel sayılı taşınmazın Fethiye Kadastro Mahkemesinin 1987/277 E. – 1988/159 K. sayılı kesinleşen kararı ile adına tescil edildiğini, ancak kesinleşen mahkeme kararına rağmen adına kayıtlı 42 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 2/B parseli olarak ayrıldığını iddia ederek, Gölben Köyü 42 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2/B uygulaması iptal edilerek, parselin bu çalışmaların dışına çıkarılarak adına tescili istemleriyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Gölbent Köyü, 42 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uyarınca P.IX numarası ile 2/B parseli olarak orman sınırları dışına çıkarılması kadastro tespiti işlemenin iptali ile teknik bilirkişi Adem Uçar’ın 02.03.2012 havale tarihli ek raporunda ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 19998,33 m² yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile 42 parsel numarası verilerek davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 3041,67 m² yüzölçümündeki bölümün ise yol olarak kamuya terkin ve paftasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19.06.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanununun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın Fethiye Kadastro Mahkemesinin 07.11.1989 tarihinde kesinleşen, 1987/277 E. – 1988/159 K. sayılı kararıyla davacı adına tapuya tescil edildiği ve hükmen tescilli olan dava konusu taşınmazın daha sonra yörede, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasıyla P.IX poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümünün yol kamulaştırma sahası içinde kaldığı, (B) bölümünün de kamulaştırma sahası dışında kaldığı ve davacının kamulaştırma durumunu gösteren rapora itirazı olmadığı belirtildikten sonra, mahkeme kararları tüm kurumları ve kişileri bağlayıcı olduğu, kesinleşen mahkeme kararlarına güven ilkesi uyarınca taşınmazın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işleminin hatalı olduğu gerekçelerine dayanarak davacı gerçek kişinin davasının kabulüne karar vermiştir.
Ne var ki; mahkemece, verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; 6831 sayılı Kanunun 11/1. madde hükmüne göre, [… Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde (26.04.2012 tarih ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6292 sayılı Kanunun 13. maddesiyle bir ay şeklinde değiştirilmiştir.) … Orman Bakanlığı ve … ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin kadastro mahkemesinde itiraz edebilecekleri] hükmü mevcuttur. Bölgede 25 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sonuçları 19.06.1991 tarihinde 6 ay süreyle ilan edilmiştir. Davacı …’in, davasını, altı aylık kanunî süre geçtikten sonra 21.04.2010 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Kadastro mahkemesi, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 6 aylık kanunî süre içerisinde açılan tahdide itiraz davalarına bakmakla görevlidir. Askı ilân süresi geçtikten sonra 10 yıllık sürede tapuya dayalı olarak açılan davalara bakma görevi genel mahkemelere aittir. Buna göre dava, altı aylık süre içinde açılmadığından, kadastro mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, işin esasına girmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre ise, mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi dava konusu taşınmaz, Fethiye Kadastro Mahkemesinin 27.05.1988 gün ve 1977/277 – 1988/159 sayılı kararıyla hükmen tapuya tescil edilmiştir. Ancak, mahkeme gerekçesinde taşınmazın hükmen tapuya tescilli olduğu ifade edilmesine rağmen, tekrar tescil hükmü kurularak mükerrer sicil oluşturulması doğru olmadığı gibi, gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan orman tahdidine itiraz davalarında, davanın kabulü halinde, taşınmazın tahdit dışına çıkarılması ile yetinilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, yine taşınmazın bir bölümünün paftada yol olarak gösterilmesi yönünde mahkemeye açılmış bir dava olmağı halde, H.M.K.’nın 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde, re’sen alınan kararla taşınmazın bir bölümünün [krokide (A) ile gösterilen bölümünün] paftada yol olarak gösterilmesine karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.