YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12846
KARAR NO : 2013/683
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 08/03/2012 gün ve 2011/15024 – 2012/3396 sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı … Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … ilçesi, … köyünde 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında 106 ada 1 parsel sayılı 2393,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır.” ve “Taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür.” şerhi konulmuştur. Davacı vekili taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve fidanlar dikildiğini belirterek 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının ve müvekkilinin kullanımında olduğunun belirtilmesi talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, Orman Yönetimi ve Hazine yönünden davanın kabulüne, 106 ada 1 sayılı parselin çalılık olarak yapılan tespitinin iptaline, niteliğinin tarla olduğunun ve davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairenin 08.03.2012 gün ve 2011/15024 – 2012/3396 sayılı kararı ile özetle; davacının kullanıcı olarak beyanlar hanesine şerh verilmesi, Hazine ve Orman Yönetimi kanunî hasım konumunda olduklarından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmalarına yer olmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması cümleleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davalı … Yönetimi vekili, 2/B harita ve tutanaklarının uygulanması, taşınmazın hangi doğal olaylar sonucu bilim ve fen bakımından, orman niteliğini kaybettiği veya etmediğinin, halen eylemli orman olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3302 ve 3373 sayılı kanunlara göre 41 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1993 yılında yapılıp 22.10.1993 tarihinde 6 ay süreyle ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde;
– 2 –
2012/12846 – 2013/683
Taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosu 1979 yılında yapılmış, dava konusu 600 sayılı parsel olarak 2470,10 m² yüzölçümü ve meyve bahçesi niteliği ile vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiş, Orman Yönetiminin itirazı üzerine Tapulama Komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri tapulama mahkemesine gönderilmiş, … Tapulama Mahkemesinin 1983/207 – 60 sayılı kararı ile 600 sayılı parselin bakanlık mütalası ve bilirkişi raporuna göre orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş, tapu kütüğündeki sayfası kapatılmıştır. Davacı … 25/10/1988 tarihinde asliye hukuk mahkemesinin 1989/95 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açmış, yörede 41 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapıldığı ve 20.10.1993 tarihinde ilân edildiği gerekçesiyle mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya … Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, … Kadastro Mahkemesi taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesi ile 1994/56 – 1995/22 sayılı kararla davanın reddine karar vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosunda 106 ada 1 sayılı parsel olarak 2393.60 m² yüzölçümü ve çalılık niteliğiyle 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eylemli orman haline dönüştüğü beyanlar hanesine şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiş, davacı taşınmazın tarım arazisi olduğu, fidanlar dikildiği ve kendi kullanımında olduğu gerekçesiyle dava açmıştır.
Kural olarak; Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması birlikte yapılan veya evvelce orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde 2/B madde uygulaması yapılarak kesinleşen alanlarda, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince taşınmazların fiili kullanım durumlarını belirlemek amacıyla kullanım kadastrosu yapılabilir. Kanun 2/B madde uygulaması kesinleşen yerlerde kullanım kadastrosuna olanak vermiştir. Yapılan kullanım kadastrosunda taşınmazın belirlenecek tarla-bağ-bahçe vs. gibi niteliği ile Hazine adına tesbiti yapıldıktan sonra tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazı fiilen kullanan gerçek kişi ya da kişilerin isimleriyle birlikte taşınmaz üzerindeki muhtesatın cinsi ve adedi yazılmak suretiyle tespiti yapılır ve 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre askıya çıkartılır. Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması hükmen iptal edilen bir yerde artık kesinleşmiş 2/B madde uygulamasının varlığından söz edilemiyeceğinden böylesi bir yerde 5831 sayılı Kanuna göre kullanım kadastrosu yapılamaz. Somut olayda; 41 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1993 yılında 3302 ve 3373 sayılı Kanunlara göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında çekişmeli eski 600 parsel yeni 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından nitelik yitirmesi nedeniyle P.IX numaralı 2/B madde poligonu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin iptaline ilişkin Orman Yönetiminin bir davası olmamıştır. Taşınmaz, P.IX numaralı 2/B madde poligonu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Bu durumda taşınmazda 1993 yılında yapılan 2/B işleminin hukukî durumunu koruduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece yapılan keşif ve dinlenen uzman orman bilirkişi raporunun eki olan krokide çekişmeli taşınmaz ve çevresindeki tüm parselleri gösterir 1979 yılında yapılan ilk arazi kadastro paftası, 2010 yılında yapılan kullanım kadastro paftası getirtilip, orman kadastro ve 2/B haritası ölçekleri eşitlenmek suretiyle taşınmazın tahdit haritasındaki konumu kesin olarak saptanmadan ve eylemli orman olup olmadığı belirlenmeden karar verilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece yapılacak iş; önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve ziraat mühendisi ile bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 1979 yılında yapılan ilk arazi kadastro paftası, 2010 yılında yapılan kullanım kadastro paftası ve orman kadastro ve 2/B haritası ölçekleri eşitlenmek suretiyle birbiri üzerine çakıştırılarak taşınmazın orman tahdit ve 2/B haritasındaki konumu kesin olarak belirlenmeli, keşfi izleme olanağı sağlanmalı, taşınmazın halihazır durumunun saptanması bakımından orman ve tarım uzmanı ziraat bilirkişilerden ayrıntılı rapor
alınmalı, taşınmazın eylemli orman olup olmadığı ve üzerindeki bitki örtüsü incelenmeli, dört yönden fotoğrafı çektirilerek dosyaya konulmalı, taşınmazın halen kimler tarafından hangi süreyle ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin değinilen eksikliği görmeksizin düzelterek onama kararı vermesi maddi yanılgıya dayandığından, davalı … Yönetimi vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin esasa ilişkin düzeltilerek onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı … Yönetimi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 08/03/2012 gün ve 2011/15024 – 2012/3396 sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 13/05/2011 gün ve 2010/13 E. 2011/35 K. sayılı kararının yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.