Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13076 E. 2013/4412 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13076
KARAR NO : 2013/4412
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Yaka Köyü, 430 ada 32 parsel sayılı 793,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz; miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın tespitinin iptaliyle davacı … Yekebaş adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı …’nın hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.11.2010 tarih ve 2009/8470 – 2010/6330 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davalı 23.02.2007 tarihli duruşmada şahitlerini bildirmiştir. Mahkemece, keşif ara kararı ile tanıklara davetiye çıkarılmasına karar verilmekle birlikte, tanıklar keşif mahallinde hazır edilmediğinden dinlenmemiş, böylece davalının delilleri toplanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuştur. O halde, önceden dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar ile davalının bildirdiği tanıklar hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak içeriği ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişileri de dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, 29.03.2012 tarihli celsede Hazine vekili, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarından kapalı alanda kaldığı, zemindeki fiilî durumunun taşlık, kayalık ve çalılık olduğu ve tarım arazisi olarak kullanılmadığı iddialarıyla, taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle sözlü beyan ile davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı gerçek kişinin davasının reddine, katılan Hazinenin davasının ise, kabulüne ve dava konusu Yaka Köyü, 430 ada 32 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı ile davalı gerçek kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı gibi, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu da anlaşıldığına göre, davacı … davalı gerçek kişi vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.