YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13388
KARAR NO : 2013/3075
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekilince tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü 128 ada 4 parsel sayılı 1123 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, orman sayılan yer iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 791,51 m2 kısmın davalılar adına,(B) harfi ile gösterilen 331,55 m2’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (A) kısmına yönelik olarak temyiz edilmekle, Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Dairenin 19/12/2002 tarih ve 2002/8353-10428 sayılı bozma ilâmında özetle; “Mahkemece, eski tarihli resmî belgelerin uygulanmasıyla çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman sayılmayan, (B) bölümünün orman sayılan yer olarak belirlenerek hüküm kurulmasında mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi ….’un raporuna ekli memleket haritası orijinal renkli olmayıp, el ile boyanarak taşınmazın konumu haritaya işaretlenmiş, mahkemece, taşınmazın kuzeyindeki dereden sonra gelen 333-334 parsel numaralı taşınmazların niteliği de araştırılmamıştır. Taşınmazın (B) kısmı yanında üç yönden komşu olan 6 numaralı parsel memleket haritasında orman olarak görünmekle birlikte 6 nolu parsel tutanağı dosyada bulunmamaktadır. O halde; mahkemece, öncelikle 6 numaralı parsele ait kadastro tesbit tutanağı getirtilerek orman niteliğinin kesinleşip kesinleşmediği; o parselle ilgili dava sözkonusu ise davanın sonucu araştırılmalı, aynı şekilde kuzeydeki 333-334 parsellerin tesbit tutanakları ve varsa dayanakları, kesinleşmişlerse tapu kayıtları getirtilmeli, hükme esas alınan memleket haritasının orijinal renkli paftası da temin edilerek dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı ile yapılacak keşifte taşınmazın memleket haritasındaki konumu tereddüte yer bırakmayacak şekilde işaretlenmeli, bundan sonra elde edilecek delillere göre hüküm kurulmalıdır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne, Devrek İlçesi, ….Köyü, 128 ada 4 parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada
dava konusu ….Köyü 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve üç tarafının 128 ada 6 sayılı orman parseli ile çevrili, bir tarafının ise dere ile çevrili olduğu belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4, 5 ve 6. bentlerinin çıkarılarak, bunların yerine; “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” cümlesinin yazılması, suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/03/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.