YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13602
KARAR NO : 2012/14575
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 02.11.2009 tarihli dilekçe ile, tapuda davalı adına kayıtlı … Beldesi 1592 ada 2 parsel sayıı taşınmazın 1942 yılında 3116 sayılı Kanunu göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içindeyken, 1988 yılında 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişek 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, 17.12.2009 tarihli cevap dilekçesi ile, taşınmazın 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre 1998 yılında hak sahibine satıldığını, bu kişiden 2000 yılında davalı tarafından satın alındığını ve iyiniyetli 3. kişi sıfatında bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12. maddeleri hükmüne göre satıldığından orman ve 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile ilgisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde, 1988 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanlarda; orman kadastrosu ve 2/B, sınırlaması yapılmış ormanlarda ise, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 28.05.1970 tarihinde yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 – 20.09.1970 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Yörede 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi ile orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlarda hak sahiplerinin belirlenmesi amacıyla yapılan kadastro çalışması 17.02.1993 tarihinde yapılıp 01.05.1995 – 31.05.1995 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş, yine 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi ile orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlarda hak sahiplerinin belirlenmesi amacıyla yapılan kadastro çalışması 13.06.1995 tarihinde yapılıp 03.09.1997 – 02.10.1997 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 38100 m² yüzölçümü ile 1548 parsel sayısında 09.01.1986 tarihinde … adına tapu siciline tescil edilmiş, daha sonra ifraz edilerek 2108 parsel sayısında 4356 m² yüzölçümü ile 01.06.1995 yılında kadastroya dayanılarak Hazine adına tescil edilmiş, 10.06.1998 tarihinde yapılan satış ile Şükrü Tunç adına, yine 26.10.1999 tarihinde yapılan satış ile … Tıraş adına tescil edilmiş, imar uygulaması sonucu ifrazen
1592 ada 2 parsel sayısında 456 m² yüzölçümüyle 20.12.2000 tarihinde yapılan satış ile davalı adına tescil edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 2924 sayılı Kanun kapsamında satılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davalı taşınmaz 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde iken, nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılmış olup, 2108 parsel sayısı ile 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre Şükrü Tunç’a satıldığı ve bedelinin tahsil edilerek tapusunun devir edildiği, daha sonra imar uygulaması sonucu 1592 ada 2 parsel sayısında şuyulandırıldığı ve davalının imar uygulamasından sonra satın aldığı anlaşılmasına göre, mahkemece, çekişmeli taşınmazın imardan önceki kadastro çapları ile imar uygulamasından sonra oluşan imar planı çakıştırılıp 2924 sayılı Kanun uyarınca Hazine tarafından satılan alan sınırları içinde kalıp kalmadığı belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz başında önceki bilirkişiler dışında bir harita mühendisi veya bulunamadığı takdirde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 2924 sayılı Kanuna göre hak sahiplerinin belirlenmesi için yapılan kadastro paftası ile imar planı çakıştırılmalı, yapılacak inceleme ve araştırma sonucu dava konusu 1592 ada 2 parsel sayılı taşınmazın satışı yapılarak bedeli tahsil edilen 2108 parsel içerisinde kaldığının belinlenmesi halinde taşınmazın Hazine tarafından satışı yapıldığı ve bedelinin tahsil edilmesi nedeniyle özel mülkiyete dönüştüğü gözönüne alınarak şimdiki gibi davanın reddine karar verilmeli, çekişmeli taşınmazın satışı yapılan 2108 sayılı parsel içinde kalmaması ve 2/B alanında olması halinde ise, 6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, … orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konularda yapılan düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.