Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13900 E. 2013/697 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13900
KARAR NO : 2013/697
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … dava dilekçesiyle; … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının 06.06.2008 ilâ 07.07.2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkartıldığını, zilyetliğinde olan iki parça taşınmazının, birleşen dosya davacısı … ise; tapulu taşınmazının 101 ada 1 nolu 359 hektar 2680,52 m² yüzölçümüyle tespit edilen orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptaliyle taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 101 ada 1 parselin tespitinin iptali ile ekli fen bilirkişi krokisinde sarı renkle taralı 3187,03 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına, 1336,21 m² yüzölçümündeki taşınmazın ise davacı … adına, parselin kalan kısmının tesbit gibi orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm, davacı …, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Davacı …, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile, … Köyünde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 40 yıldır zilyetliğinde olan ve tapusu bulunan taşınmazının 101 ada 1 numaralı orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek, tapu kaydı kapsamında kalan bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde gösterdiği 1028,09 m² yüzölçümündeki bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm, davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Davacı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından açılan dava ile ilgili olarak hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2010 tarih 2010/7669-9023 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece her ne kadar taşınmazların, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre açık alanda görüldüğü, davacı ve birleşen dosya davacısı açısından 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. madde koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; birleşen dosya davacısı …’ün mahkemenin birleşen 2008/68 esas sayılı dosyasının 05.09.2008 günlü oturumunda usûlüne uygun olarak davasından vazgeçtiği, H.U.M.K.’nun 91.-95. maddelerine göre feragatten dönülemeyeceği gibi, memleket haritasındaki görünümüne göre Kavşak Mevkiindeki taşınmaz yolun içinde kalmakta olup, dayanılan Aralık 1956 tarihli 4 nolu tapu kaydının bu haliyle taşınmaza uyduğu da düşünülemez. Davacı …’nun istediği Akkayalık ve Elmalık Mevkiindeki taşınmazlar ise dört tarafı 101 ada 1 sayılı orman parseliyle çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu belirtilerek, davacı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından açılan davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
-2-
2012/13900 – 2013/697
Davacı … tarafından İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava ile ilgili olarak hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2010 tarih 2010/7668-9022 sayılı bozma kararında ise: “Dava konusu 101 ada 1 parsele 359 Hektar 2680,52 m² yüzölçümlü orman niteliğinde kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 06.06.2008 tarihinde tutanak kısmi ilâna çıkarılmış, davacı kısmî askı ilânı süresi geçtikten sonra 27.08.2008 gününde dava açarak orman parseli içinde bir kısım yerin kendi zilyetliğinde olması nedeniyle adına tescil kararı verilmesini istemektedir. 101 ada 1 parselin kadastro tutanak aslında kadastro mahkemesinin 2008/92 Esas numaralı dosyalarında davalı olduğu açıklanmaktadır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın tespiti kesinleşmediğine ve halen kadastro mahkemesinde davalı olduğuna göre davacının iddiası kadastro mahkemesindeki davalara 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesine göre müdahale anlamındadır. Görev kamu düzenine ilişkindir. O halde, mahkemece görev yönünden davanın reddine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesince, bozma kararına uyulduktan sonra mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kadastro mahkemesince de kendisine görevsizlik kararı ile gelen dosya, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2010 tarih 2010/7669-9023 sayılı bozma kararına konu dosya ile 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 45. maddesi gereğince birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı … tarafından açılan dava feragat nedeniyle ve davacı … tarafından açılan davanın ise esastan reddine, birleşen dosya davacısı … tarafından açılan davanın ise kabulüne ve dava konusu … Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 03.07.2009 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 1028,09 m² (bilirkişi krokisinde 1128,09 m²’dir) yüzölçümünde gösterilen bölümün kadastro tespitinin iptali ile bu bölümün dava açıldıktan sonra vefat eden davacı … …’ün mirasçıları olan dâhili davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 03.07.2009 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 1128,09 m² ile gösterilen bölümü orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, temyize konu taşınmazın yönünden davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kabule konu taşınmazın çap içinde kalan miktarı 1128,09 m² olduğu halde, maddi hata ile hüküm yerinde 1028,09 m² yazılması, yine kabul dışında kalan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında tek sicil (kayıt) oluşturulması gerekirken, hüküm fıkrasında 101 ada 1 parsel hakkında birden fazla sicil (kayıt) ve hüküm oluşturulması doğru değil ise de, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci satırında yüzölçümü miktarı olarak yer alan “1028,09 m²” ifadesi hükümden çıkartılarak yerine “1128,09 m²” yazılması, yine hüküm fıkrasının 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuya tesciline dair bir ve ikinci bentlerinde ayrı ayrı yer alan “REDDİNE” kelimesinden sonraki cümlelerin hükümden tamamen çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla, H..U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.