YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14098
KARAR NO : 2013/3582
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine vekili ve Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve Mühendis Odaları Birliği, ….Mahallesi, ….sınırları içindeki 421, 423 ve 610 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğunu, taşınmazların İl Mera Komisyonunun 08.5.2009 gün ve 433/7 sayılı kararı ile mera olarak tahsis edildiğini, ancak; mera komisyonu teknik ekibinde orman müdendisi ve belediye temsilcisi bulunmadığından komisyonun; kanunun aradığı şekilde oluşmadığını ileri sürerek, tahsis kararının iptali ile davaya konu taşınmazların orman olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; İl Mera Komisyonu kararının iptaliyle, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı davalı … ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4342 sayılı Mera Kanuna göre yapılan mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Büyükbakkalköyde davadan önce 26/02/1982 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 21/11/1985 tarihinde ilân edilerek kesinleşen Kartal Beldesi sınırları içinde herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış ormanları kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; bir davada davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatının, taşınmaz malikine (tapu sicilinde malik olarak gözüken kişiye) ait olacağı tartışmasızdır. Kural bu olmakla birlikte bir davada, davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olacağı, dava ile elde edilmek istenen sonuca göre belirlenmelidir.
3234 sayılı Kanuna göre, ormanların geliştirilmesi ve korunması işlevi Orman Genel Müdürlüğünce düzenlenmekte olup, bir taşınmazın orman olduğu savı ile açılacak davalarda aktif dava ehliyeti Orman Genel Müdürlüğüne aittir.
Ormanların kuru mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğuna göre, orman savı ile dava açma hakkı, mülkiyet sahibi Hazine ile Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Bunun dışındaki kurum, kuruluş ile özel ve tüzel kişilerin orman savı ile dava hakları bulunmamakta olup, bu ilkenin doğruluğu Dairemiz, Yargıtayın gayrimenkule bakan Hukuk Daireleri ve HGK.’nun istikrar kazanan uygulamaları ile kabul edilmiştir. Bu nedenlerle, davanın aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
Kaldı ki, davalı taşınmazların İl Mera Komisyonu tarafından 2005 yılında mera olarak tahsis edilmesi üzerine Orman Yönetiminin açtığı dava üzerine, ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/5-2009/165 sayılı kararı ile tahsis işleminin iptaliyle taşınmazlar orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiğine göre, orman olan taşınmazların 2009 yılında yeniden mera olarak tahsis edilmesine ilişkin işlem esasen usulsüz olduğu gibi Orman Yönetimi veya Hazinenin açacağı dava sonucu her zaman iptali de mümkün olduğundan, yok hükmündedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazine ve Maltepe Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde Maltepe Belediye Başkanlığına iadesine 01.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.