Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14443 E. 2013/3469 K. 29.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14443
KARAR NO : 2013/3469
KARAR TARİHİ : 29.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında…Köyü 103 ada 1 parsel sayılı 1881405,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufundaki orman vasıflı taşınmazlardan olduğu ve halen aynı nitelikte kullanıldığı gerekçesiyle 3402 sayılı Kanunun 16. Maddesinin (D) bendi gereğince orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve …, 30/06/2010 tarihli dilekçeleriyle 103 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro sırasında bir kısmının orman niteliğiyle Hazine adına bir kısmının ise, özel mülkiyet olarak tesbitinin yapıldığını, bu alan üzerinde kendilerine ait 30 – 40 yıllık meyve ağaçlarının bulunduğunu, yaklaşık 30 yıldır ruhsatlı çay bahçesi olarak da kullanıldığını, babadan kalma ruhsatlı çay bahçesinin orman vasfı ile tespitinin hatalı olduğunu iddia ederek, tesbitin iptali ile 103 ada 1 parselin hisseli olarak adlarına tespit ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Birleşen dosya davacısı … ise, 14/07/2010 tarihli dilekçesi ile çekişmeli 103 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro tesbitinin hatalı yapıldığı, söz konusu tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece … ve … tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen-reddine, birleşen dosya davacısı …’in davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu yoktur.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi, çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte ziraatçı bilirkişi bulunmamaktadır. Ayrıca, taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve niteliğine ilişkin tespitleri ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirmeleri içeren bir bilirkişi raporu da düzenlenmiş değildir. Bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmaza komşu parsel tutanakları, davalı iseler dava dosyaları aslı dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek keşifte uygulanmalı, ziraatçı bilirkişiye taşınmazın hangi tarihte imar ve ihya edildiği, üzerinde dikili meyve ağaçlarının dikiliş tarihleri, kaç yıldır ziraat arazisi olarak kullanıldığı tespit ettirilmeli; mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu sorulup tespit edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 29/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.