YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14555
KARAR NO : 2013/4400
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Manavgat İlçesi, Şişeler Köyü, 112 ada 1 parsel sayılı 7568,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve “taşınmazın tamamı eylemli ormana dönüşmüştür” şeklinde şerh verilerek Hazine adına çalılık niteliğiyle tesbit edilmiştir.
Davacı, taşınmazın eylemli orman olmadığı ve taşınmazın fiilî kullanıcısı olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalılardan Hazine ile Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Hazinenin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine, Orman Yönetimi ve davacının temyiz itirazları yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/12796 – 15167 sayılı bozma kararında özetle; [Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı kişinin tutanağın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi isteminin reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamı ve 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesindeki düzenlemeye uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek madde 4’de “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiilî kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer almıştır. Bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına tesbiti yapılıp fiilî kullanım durumları ve varsa üzerindeki muhdesatın sahipleri belirlenmektedir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz, 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olup, çekişmeli taşınmazın 2/B niteliği itirazsız kesinleşmiştir. 2/B niteliği kesinleşen taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu düşünülemeyeceğinden mahkemece, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesindeki düzenleme gereğince taşınmazın varsa fiilî
kullanıcısını ve varsa üzerindeki muhdesatın kim ya da kimlere ait olduğunu, yani somut olayda davacının fiilî kullanım ve varsa muhdesata yönelik iddialarını araştırarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması ve ayrıca çekişmeli taşınmazın 2/B niteliği kesinleşmiş olduğuna göre, somut davada Orman Yönetiminin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, bu nedenle Orman Yönetimine karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki “eylemli orman haline dönüşmüştür” ibaresinin iptaline, davacı …’ün kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına ve taşınmazın bu hali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması 09/06/1997 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.