Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14737 E. 2013/3255 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14737
KARAR NO : 2013/3255
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi, kadastro mahkemesine verdiği dilekçesiyle …. Köyünde yapılan kadastro sırasında, taşınmazının orman sınırı içine alındığını iddia ederek, sınırlamanın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın askı ilanından sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya sulh hukuk mahkemesinde devam edilmiştir. Mahkemece, davacının 10 yıllık hak düşürücü sürede açtığı davada, vergi kaydı ve zilyetliğe dayandığı, bu süre içinde ancak tapuya dayalı olarak açılan davaların dinleneceği gerekçesiyle davanın reddine, 101 ada 1 nolu parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılarak 10.11.2006 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırmasında, çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu 101 ada 1 nolu parselin kadastro tutanağı kesinleştiği halde, hüküm yerinde, taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilerek mükerrer sicil oluşturulmuş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. fıkrasının çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/03/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.