YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14812
KARAR NO : 2013/743
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 743, 1587, 1681 ve 1682 parsel sayılı sırasıyla 5700, 850, 2881 ve 1295 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde davacı … … tarafından Hazine ve … Köyü aleyhine açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemenin 1978/5-1986/33 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1987/13149 – 1991/11670 sayılı kararı ile “davaya müdahil olan …’in talebi hakkında bir karar verilmediği ve dava dilekçesinde üç parça taşınmaz hakkında dava açıldığı halde, iki parça yer hakkında hüküm kurulduğu” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulü ile 743 ve 1587 sayılı parsellerin … … mirasçıları adına tapuya tesciline, dava dilekçesinin 3 nolu bendinde belirtilen 1681 ve 1682 nolu parseller, Enez Kadastro Mahkemesinin 1978/10-1986/34 sayılı kararı ile kesinleşmiş olduğundan, bu parseller yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde davanın devamı sırasında 1978 yılında genel arazi kadastrosu, 1980 yılında orman kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, taşınmazların köy yerleşim yeri içinde olup komşu parsellerin kişiler adına kesinleştiği ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04.02.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.