Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15091 E. 2013/3282 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15091
KARAR NO : 2013/3282
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, kadastro mahkemesine verdiği 26/08/2011 tarihli dava dilekçesiyle ….. Köyünde 2011 yılında 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmada 111 ada 141 ve 217 parsellerin kesinleşen orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğu halde, davalılar adına tesbit edildiğini iddia ederek, tesbitin iptalini istemiştir. Hazine de taşınmazların orman bütünlüğü içinde kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Kadastro mahkemesince yenileme çalışmalarında bir hata olmadığı belirlenerek görevsizlik kararı verilmiş ve dosya asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarfından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmış ve bu çalışma arazi kadastrosu ile birlikte 1993 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece keşif yapılmamış, kadastro mahkemesinde hazırlanan uzman bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Raporda, 1960 tarihli memleket haritasında 217 parselin bağ rumuzlu; 141 parselin ise çayırlık rumuzlu yeşil renkli alanda yer aldıkları ve orman sayılmayan yerlerden oldukları açıklanmışsa da, her iki taşınmazın bulunduğu yerde çalılık rumuzu olduğu görülmektedir. Bu hali ile rapor kendi içinde çelişkili olup, hükme esas alınamaz. Bundan ayrı; orman kadastro haritası ve tutanakları getirtilmemiş, taşınmazların kesinleşen orman kadastro haritasındaki konumları gösterilmemiş, incelendiği bildirilen memleket haritalarının yapımına esas alınan hava fotoğrafları da rapora eklenmemiştir.
O halde, mahkemece; öncelikle, 1993 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ile çalışma ve ilan tutanakları getirtilmeli, orman kadastro haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 10 ya da 12 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu belirlenmeli, daha sonra yöreye ait en eski tarihli steroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarındaki niteliği belirlenmeli, orman sayılmayan yerlerden ise Hazinenin de mülkiyet iddiası bulunduğundan öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından taşınmazın eğimi, bitki örtüsü, toprak yapısı gibi konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, komşu parsel tutanakları getirtilmeli, bu şekilde taşınmazların orman sayılan ya da orman içi açıklık niteliğindeki yerlerden olup olmadığı belirlenmeli ve toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26.03.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.