Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15092 E. 2013/3618 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15092
KARAR NO : 2013/3618
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesiyle, …. Köyünde bulunan 172 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılsa da, eylemli orman niteliğinde bulunduğunu belirterek tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiş, taşınmazın değeri dikkate alınarak dosya görevsizlik kararıyla sulh hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı tarafından hüküm temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Hümüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/12/2011 gün ve 2011/10123 E. – 14389 K. sayılı kararında özetle; “1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın (a) harfi ile gösterilen 161,93 m²’lik bölümünün eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, davalının bu bölüme ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Dava konusu taşınmazın (b) harfi ile gösterilen 2871,32 m²’lik kısmının ise; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, % 2 – 3 eğimli, üzerinde üç adet zeytin ve bir adet meşe ağacı ile hububat anızı bulunduğu, 100 yıldan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı anlaşıldığı gibi, davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu gözönüne alınarak mahkemece orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen taşınmazın (b) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, teknik bilirkişi rapor ve eki krokide (A) harfi ile gösterilen yere ilişkin olarak verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, rapor ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen yere ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından taşınmazın tamamının orman olduğu gerekçesi ve re’sen gözönüne alınacak nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 08.04.2008’de aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına
02/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.