Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15094 E. 2013/3896 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15094
KARAR NO : 2013/3896
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Yaylacı Köyü 144 ada 19 parsel sayılı 70775,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, bu parselin 20 dönümlük bölümünün dedelerinden kaldığını, eskiden sabanla sürüldüğünü, daha sonra ise üzerinde kavak ve ceviz ağacı dikilmek suretiyle kullanıldığını iddia ederek, bu bölümün Hazine adına olan tesbitinin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, davacı tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2008/14593-18603 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmaz üzerinde 2 adet kayısı ağacı, 25 adet elma ağacı, 4 adet ceviz ağacı, 29 adet kavak ağacı, 75 adet ceviz fidanı ile çeşitli meyve ağaçları olduğu belirtildiği halde, dosya arasında bulunan taşınmaza ilişkin fotoğraflarda, çekişmeli yerin çıplak arazi niteliğinde olduğu, üzerinde ziraat bilirkişi raporunda belirtilen ağaçların bulunmadığı, fotoğrafların ziraat bilirkişi raporunu doğrulamadığı, mahkemece bu husus üzerinde durularak ortaya çıkan çelişkinin giderilmediği, ayrıca dava konusu taşınmazı komşuları ile birlikte gösterir fotogrametri yöntemiyle hazırlanmış geniş ölçekli kadastro paftası getirtilerek dava konusu taşınmazın komşu parseller ile birlikte harita üzerindeki konumu izlemeye ve denetlemeye elverişli şekilde gösterilmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanunun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile M.K.’nun 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita – kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir uzman orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın reddine, dava konusu Kayseri İli, Sarız İlçesi, Yaylacı Köyü 144 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.