YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15135
KARAR NO : 2013/3669
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu Derecik Köyü 127 ada 92 parsel sayılı 2502.17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile, 127 ada 64 nolu parsele uygulanan 1981 tarihli emlak kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı, taşınmazın adına tesbit ve tescil edilen 64 parselle bir bütün olup, zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek, tapu kaydının iptali ile babası… mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/4394 E. – 2008/7693 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacı …, çekişmeli taşınmazın kendi adına tesbit edilen 64 parselle bir bütün olduğu ve zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle, miras bırakanı … mirasçıları olan kendisi ile kardeşleri adına tescilini talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece verasette iştirak hükümleri gereğince işlem yapılarak, istem doğrultusunda …’ten veraset ilâmının aldırtılması, diğer mirasçıların davaya katılımı ya da muvafakatlarının sağlanması, bu mümkün olmazsa terekeye mümessil tayini yoluna da gidilmesi gerekirken, bu usûlî eksiklikler tamamlanmadan H.U.M.K.’nun 74. maddesine göre de istemi aşar şekilde davacı adına tescile karar verilmiştir.
Hüküme dayanak alınan uzman orman bilirkişiler kurulu tarafından resmî belgelere dayalı olarak yapılan incelemede, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin 1957 tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı bildirilmişse de, kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle taşınmazın memleket haritasındaki konumu gösterilmemiş, sadece amenajman planında lokal olarak işaretlenmekle yetinilmiştir. Rapor bu haliyle eksik olup denetimden uzaktır.
Öncelikle, davacının miras bırakanı …’ten veraset ilâmı alınmalı, davacı dışındaki diğer mirasçıların davaya katılımı ya da muvafakatları (noterden veya bizzat gelerek) sağlanmalı, bu mümkün olmadığı takdirde terekeye mümessil tayin edilmek suretiyle zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle taraf teşkili sağlanarak usuli eksik tamamlanmalıdır.
Bundan sonra, Derecik Köyünde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorulduktan sonra mahkemece, usûlünce orman araştırması yapılarak, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde, davacıların ve miras bırakanlarının
zilyetliklerinin araştırılarak, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davayı takipsiz bırakarak süresi içinde yenilemedikleri ve çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacı gerçek kişiler yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 02/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.