Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15344 E. 2013/3259 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15344
KARAR NO : 2013/3259
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Sultanbeyli 1. Asl. Huk. Mah.)

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar dava dilekçelerinde, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğünce kendilerine yapılan tebligat ile murislerinin paydaşı olduğu tapuda kayıtlı 284 nolu parselin, daha önce hükmen tapuya kaydedilmiş 1156 nolu parsel sınırlarına giren bölümünün bulunduğundan mükerrerlik oluşturduğu ve 3402 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince dava açılmadığı taktirde, re’sen tapu kaydının iptal edileceğinin bildirildiğini iddia ederek, tapunun aynen kendileri adına tesciline karar verilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, 1156 nolu parselin tutanağının 9.6.1959 tarihinde düzenlendiği, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/650 E., 1984/645 K. sayılı kararı ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılarak halen hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, 284 nolu parselin ise 1967 yılında yapılan arazi kadastrosu ile davacıların da hissedar olduğu gerçek kişiler adına mükerrerlik oluşturacak biçimde tapuya tescil edildiği, tespit tarihleri dikkate alındığında, 284 nolu parselin fen bilirkişi raporunda gösterilen bölümünün mükerrer tapuya neden olduğu ve 284 nolu parselin kadastro işleminin iptali gerektiği, ayrıca, bu tür davalarda husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiği, tapu müdürlüğünün husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece, bu tür davalarda husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiği, tapu müdürlüğünün husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş ise de, karar isabetsizdir. Şöyle ki; dava, tapu iptali ve tescile ilişkin olduğundan, husumetin tapu malikine yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacılar, dava dilekçesinde tapu müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Davacıların asıl dava etmek istediğinin Hazine olduğu belirgin olup, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usûlünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı yana olanak sağlanması gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı).
Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kullanım kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığından, bu çalışmalara ilişkin belge ve haritaların getirtilerek, diğer tüm deliller de toplanmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.