Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15349 E. 2013/3273 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15349
KARAR NO : 2013/3273
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Büyükoyumca Köyü 5361 ada 3 sayılı parsel (740 m²), imar uygulaması nedeniyle davalı adına tapuda kayıtlı olup, 1158 numaralı kadastro parselinden gelmektedir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili ve el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 20.06.2012 tarihli raporda (A) işaretli 222.89 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüm üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasına ve elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içindeki tapu kaydının iptali, tescil ve el etmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1988 yılında yapılıp 21.07.2000 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1974 yılında kesinleşmiştir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) işaretli bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, dava konusu parsel, davalı adına tapuda kayıtlı olup; bu yerin tapusu iptal edilene kadar dava konusu taşınmaz üzerinde davalının mülkiyet hakkı vardır. TMK’nun 683. (MK.618) maddesi mülkiyet hakkının unsurlarını ve kapsamını göstermektedir. Buna göre “…Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. “
Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.1988 gün ve 1987/1-826 E., 1988/399 K. sayılı kararında da, tapu kaydının iptal edilinceye kadar geçerliliğini koruyacağı ve tapu sahibine elatmanın önlenmesini isteme hakkını bahşedeceği benimsenerek, mülkiyet hakkına değer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece sadece orman tahdidi içinde kalan yerin tapu kaydının iptali yönünde hüküm kurulması gerekirken, ayrıca elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün 1. paragrafının sonunda yazan “…davalının bu alana yapmış olduğu elatmanın önlenmesine” ibaresinin çıkarılarak hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.