Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15398 E. 2013/3272 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15398
KARAR NO : 2013/3272
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden ve giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında ….. Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 766 H 9567 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın bir bölümünde zilyed olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu (A) harfi işaretli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından esasa; Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmî belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak; Oltu Çayı yatağında ve halen devam eden Ayvalı Barajı rezervuar sahasında bulunması nedeniyle, zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı belirlenerek davanın reddine, tesbit gibi tescile karar verilmesinde ve davalı Hazinenin temsilci tarafından temsil edilmesi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın kadastro mahkemesinin 2007/193 – 2008/41 Esas sayılı dosyalarında da davalı olduğu ve tutanak aslının o dosyalardan birine gönderildiği anlaşılmaktadır. Kadastro hâkimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidirler. Aynı parsel hakkında açılmış davaların H.M.K.’nun 166. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi, infaz kabiliyeti olmayan birbiriyle çelişkili kararlar verilmemesi açısından önemlidir. Ancak; bu yanılgının giderilmesi, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu nedenle, hüküm fıkrasında ” davanın reddine ” sözlerinden sonra gelmek üzere, “karar kesinleştiğinde, dosyanın tutanak aslının bulunduğu dosya içine konulmasına” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 26.03.2013 günü oy birliği ile karar verildi.