Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15537 E. 2013/1153 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15537
KARAR NO : 2013/1153
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro mahkemesine verdiği dilekçe ile … Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosu sırasında, çekişmeli 128 ada 3 nolu (eski 133 nolu parsel) parselin orman sayılan yerlerden olduğu halde, davalı gerçek kişi adına tesbit edildiğini iddia ederek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya asliye hukuk mahkemesinde devam olunmuştur. Mahkemece, davacı … Yönetiminin davadan feragat ettiği gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili talepli yenileme kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; bilindiği üzere, kural olarak; görevsizlik kararı veren mahkeme, bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını, kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise, bu tarihten; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK’nun 20. maddesi). İki haftalık süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda, Finike Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı 06.06.2012 tarihinde kesinleşmiş ve Orman Yönetimi vekili karar kesinleşmeden önce 28.05.2012 tarihli dilekçesiyle dosyanın Finike Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş ise de, 07.06.2012 tarihli dilekçe ile dosyanın Finike Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş ancak, kadastro mahkemesince 05.07.2012 tarihinde karara kesinleşme şerhi verilmiş ve dosya 06.07.2012 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Bu durumda dosya, tarafların başvurusu olmadığı halde, kadastro mahkemesince re’sen asliye hukuk mahkemesine gönderildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, temyize konu bu dava, kadastro mahkemesine açılan davanın devamı sayılamayacağı gibi, asliye hukuk mahkemesinde, kadastro mahkemesinin tarafları tarafından harcı yatırılarak açılmış bir dava da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; kadastro mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine taraflar başvurmadıkları halde, re’sen mahkemeye gönderilen dosya hakkında, tarafların dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine dair başvurusu bulunmadığından, dosyanın HMK’nun 20. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise, Orman Yönetimi vekilinin 31.07.2012 tarihli dilekçesi H.U.M.K. M.185/1.b’de ifade edilen “davanın takibinden vazgeçme” niteliğinde olduğu ve duruşmada bu dilekçe tekrar edildiği için H.M.K’nun 123. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği halde, yanlış hukukî nitelendirme ile dilekçe ve talebin feragat niteliğinde olduğunun kabul edilmesi, yine, kabule göre, Yönetim vekili açıkça yetkilendirilmedikçe davadan feragat edemeyeceğinin gözetilmemesi, ayrıca, davadan feragat halinde, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen, feragat nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi de isabetsiz olup, usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.