YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1673
KARAR NO : 2012/6609
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/02/2010 gün ve 2009/19289 -2010/1759 sayılı bozma kararında özetle; [Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Tespitte esas alınan Mayıs 1933 tarih, 95 numaralı tapu kaydının çekişmeli yere ait olduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Ancak çekişmeli yere komşu bulunan 102 ada 51 parsel dayanağı tapu kaydı çekişmeli yer yönünü (sırt), 61 parsel dayanağı tapu kaydı (dere), 52 numaralı parsel dayanağı tapu kaydı (Halim), 119 ada 2 ve 3 parseller dayanağı tapu ise (orman) okumaktadır. Bu durum uygulamanın doğru yapılıp yapılmadığı ve dayanak tapunun çekişmeli yere ait olup olmadığı hususunda duraksama yaratmaktadır.
Kaldı ki, yörede ilk orman kadastrosunun 1964 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl olduktan hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazların orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.Mahkemece memleket haritası uygulanmış, hava fotoğrafları uygulanmamış; yapılan uygulamaya göre de bir bölümünün yeşil renkli orman alanında kaldığı belirlenmiştir. Dayanak tapu kaydının çekişmeli yere ait olup olmadığının duraksama yaratmayacak bir biçimde belirlenmesi, uymadığının anlaşılması halinde ise eylemli durumunun tartışılması gereklidir. Dosyada bulunan raporlardan üzerinde orman ağaççığı ve otsu bitkilerin bulunduğu,10 – 20 arası muhtelif yaşlarda 4 – 20 cm çapta, 4 – 8 m boyda kızılağaç, gürgen ağaççıkları, kısmen de 3 – 5 yaşlarında gürgen, kızılağaç fidanlarının olduğu, bitişik devlet ormanı ile ağaç cinslerinin benzediği anlaşılmaktadır. Taşınmaz bu hali ile eylemli ormandır.
Açıklanan nedenle, tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olmaması halinde orman olduğunun kabulü zorunludur.
6831 sayılı Yasanın 7 maddesini değiştiren 4999 sayılı Yasanın 3 maddesindeki “… evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların … Orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü ile 02/09/1986 gün ve 192095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik ve bu yönetmelikteki hükümlere paralel hükümler getiren 15/07/2004 Tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26/h maddesindeki “ Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar” ve (j) fıkrasında orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılır. “ yine aynı maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın (j) bendine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz” hükümleri de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dayanak tapu kaydı ile komşu kayıtlarının yöntemince uygulanması; tapunun bu yere ait olmadığının belirlenmesi halinde yukarıda değinilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli raporun alınması; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu Yeşilce köyü 119 ada 4 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 13/03/1966 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.