Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2564 E. 2012/9326 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2564
KARAR NO : 2012/9326
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 109 ada 1 parsel sayılı, 30555,69 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların Hazine adına tesbit edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Müdahiller, vergi kaydı ve zilyetliğe dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece, müdahillerin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taınmaz üzerinde ve çevresinde serpili halde meşe ağaçları bulunduğu gibi, 6831 sayılı Yasanın 17. maddesine göre de orman orman içi açıklığı niteliğinde olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına ve delillere uygun düşmemektedir. Taşınmaza ait dosyadaki fotoğraflardan üzerinde herhangi bir meşe ağacının görülmediği, ziraat ve orman bilirkişi raporlarında da taşınmaz üzerinde meşe ağaçları bulunduğuna dair bir bilginin bulunmadığı, diğer taraftan taşınmazın memleket haritasında da görülen yola sınır olduğu, komşu parseller de kişiler adına kesinleştiğine göre, orman içi açıklığı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmakta olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesine hata yapılarak kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 19/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.