YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/271
KARAR NO : 2012/6212
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … köyü, 119 ada 2 parsel sayılı 2140,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve dava dışı … lehine muhdesat şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen dava dışı … lehine şerh verildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kullanıcısının dava dışı … olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazine ile lehine muhdesat veya kullanım şerhi verilen kişilere birlikte yöneltilmesi zorunludur. Ancak, dava, sadece Hazineye husumet yöneltilerek açılmıştır. Mahkemece, eksik hasımla açılan davanın usulünce lehine muhdesat şerhi bulunan …’ye yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanarak taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken eksik taraf teşkiliyle davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.