Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/281 E. 2012/6211 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/281
KARAR NO : 2012/6211
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… köyü, 168 ada 21 parsel sayılı 536,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde olduğu gerekçesiyle tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davacı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaz fiiline kendi kullanımında olmasına rağmen davalı kişiler lehine de kullanım şerhi verildiği ve baba adının … olmasına rağmen tutanağın beyanlar hanesine baba isminin “…” olarak yazıldığı iddiasıyla, davalı gerçek kişiler lehine kurulan kullanım şerhinin iptali ile baba adının … olarak düzeltilmesi istemleriyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının davasının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine ve dava konusu … köyü, 168 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp 07.05.1947 ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1996 yılında yapılıp 09.06.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanların aplikasyonu ve bu ormanlar ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanların 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile 4999 sayılı Yasaya göre yapılarak 31.08.2006 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
Kadastro davaları, kural olarak; lehine tesbit ya da kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle; kadastro davaları, hakları çatışanlar arasında görülür. Çekişmeli taşınmaz, tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak 2/B madde niteliğiyle ve davacı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde taşınmaz üzerinde davalılar …. lehine kullanım şerhi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalılar … yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, aynı gerekçe ile davalı Hazine yönünden de davanın reddi doğru değildir. Zira, Hazine tespit malikidir. Davacının baba adının …olmasına rağmen tutanağın beyanlar hanesine baba isminin “…” olarak yazıldığı iddiası dosya arasındaki nüfus kayıtlarına göre sübut bulduğundan, davalı Hazine yönünden işin esasına girilerek davacının Hazineye karşı açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, pasif husumet ehliyeti yokluğu gerekçesiyle Hazine yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.