YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2888
KARAR NO : 2012/9514
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … mahallesi, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı, krokide ( A) = 7643 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile 1/3 payının elbirliği halinde Osman … mirasçıları, … ve … adına, 1/3 payının elbirliği halinde … mirasçıları …, …, …, …, … adına, 1/3 payının elbiriliği halinde … mirasçıları, …, …, … ve … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi yapılmış ve sonuçları 24/08/1956- 24/09/1956 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medeni Yasanın 713 ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek, davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmaz, yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, paftasına orman yazılarak tapulama harici bırakılmıştır. Orman kadastrosu ise halen yapılmamıştır. Bu durumda tapulama tesbitinin yapıldığı tarihte paftasına orman yazılarak tespit harici bırakılan bir yerin orman kadastrosu yapılıncaya kadar orman olarak kabulü gerekir. Ancak, orman sınırlandırılmasının kesinleşmesi ile orman sınır hattının dışında kalan yerler yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edildiği taktirde kazanılabilir (H.G.K.’nun 24.10.2001 tarih ve 2001/8-964, 2001/751 EK. ve 12.05.2004 tarih ve 2004/8-242, 2004/292 K.).
Bu durumda orman kadastrosu halen yapılmadığından, taşınmaz orman niteliğini devam ettirdiğinden, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.