YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/323
KARAR NO : 2012/9720
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Doğa Tur. İnş. Hay. Zir. Gıda Ta. Ür. İth. İhr. ve San. A.Ş. ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1956 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 351 parsel sayılı 4630,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1315 yoklama tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı ve 394 tahrir sıra nolu vergi kaydına dayanılarak dava dışı Mehmet Kaya adına tespit edilerek itirazsız kesinleşmiş, daha sonra 2004 yılında satış yoluyla davalı şirkete geçmiştir. Davacı şirket vekili, 18.09.2009 tarihli dilekçesiyle, müvekkil şirketin taşınmazı satın almasından sonra 2009 yılında tapu kaydına “Taşınmazın 1051,7 m²’lik kısmı orman sınırı içinde kalmaktadır” şerhinin konulduğunu, hak düşürücü sürelerin geçmesi nedeniyle anılan şerhin hukukî temelinin bulunmadığı iddiasıyla taşınmazın beyanlar hanesine konulan orman şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi ise, 26.10.2009 tarihli dilekçesiyle, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına tescili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacı şirketin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile … köyü, 351 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 321,40 m²’lik ve (B) ile gösterilen 730,30 m²’lik olmak üzere toplam 1051,70 m²’lik bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı şirket ile Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; tapu kaydının beyanlar hanesindeki orman şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 01.11.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 22.10.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 9. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır.
1) Orman Yönetimi hükmü temyiz etmiş ise de, Orman Yönetiminin 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince harcını vererek davaya katılımı yoktur. Mahkemece, davacının orman şerhinin kaldırılmasına dair davasının reddine karar verildiğine göre, şerh yönünden dava reddedildiğinden hukukî yararı bulunmadığından, taşınmazın daha büyük bir bölümünün tahdit içinde kaldığına dair temyizinde ise, davacı sıfatı bulunmadığından Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2012/323 – 9720
2) Davacı şirket vekilinin şerh’e yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın krokide (A) ve (B) ile gösterilen toplam 1051,70 m²’lik bölümünün kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece tapu kaydının beyanlar hanesindeki “Taşınmazın 1051,7 m²’lik kısmı orman sınırı içindedir” şeklindeki orman şerhinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı şirket vekilinin orman şerhine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile şerh yönünden kurulan usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Davacı şirket vekilinin 351 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ve (B) ile gösterilen toplam 1051,70 m²’lik bölümünün tapu kaydının iptaline dair Orman Yönetimi lehine kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, Orman Yönetiminin 26.10.2009 tarihli dilekçesi davaya katılma olarak değerlendirilerek Orman Yönetiminin talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, Orman Yönetiminin 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince harcını vererek usulüne uygun bir şekilde davaya katılımı yoktur.
Hal böyle olunca; Orman Yönetimi tarafından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek, Orman Yönetiminin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulü doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile orman şerhinin kaldırılması isteminin reddine dair usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle, davacı şirket vekilinin Orman Yönetimi lehine kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.