Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4275 E. 2012/6702 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4275
KARAR NO : 2012/6702
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ….. köyü, 144 ada 7 parsel sayılı 1596,36 m² yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin yararına oluştuğu ve taşınmazın tarım arazisi olduğunu iddia ederek tesbitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin 08.06.2007 gün ve 2006/164-319 sayı ile verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 06.05.2008 gün ve 2008/3822-3230 sayılı kararı ile “…Orman sınırlandırma harita ve tutanağı yerel bilirkişi yardımı ile orman mühendisi veya mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla yerine uygulanmalı, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca zilyetlikle ilgili inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, taşınmazın yüksek eğimli olması, eski haritalarda çevresinin iğne yapraklı ağaç rumuzlu olan orman ağaçları ile kaplı olması, bitişiğindeki ormanın devamı niteliğinde olması nedeniyle tahdit dışı bırakılma tarihine kadar orman sayıldığı ve dışarıda bırakıldığı tarihten itibaren de zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçeleriyle davanın REDDİNE ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Yasaya göre 06.10.2000 tarihinde yapılıp 27.11.2001 – 27.05.2002 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Yasayla değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, bozma kararına uyularak işlem yapılmış ve çekişmeli taşınmazın yüksek eğimli olup bitişiğindeki ormanın devamı niteliğinde olduğu kabul edilerek orman kadastrosu ile dışarda bırakılıncaya kadar orman niteliğinde bulunduğu, dışarıda bırakıldığı tarihten itibaren de 20 yıllık zilyedlik süresinin davacı yararına dolmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosyadaki delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz eski tarihli memleket haritalarında açık alanda, amenajman haritasında ziraat arazisi rumuzlu alanda kalmakta olup öncesi itibariyle orman sayılamayan yerlerden olduğu, 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde bulunmadığı, orman olarak tescil harici bırakılmasının da söz konusu olmadığından orman kadastrosundan önceki zilyedliğe de değer verilmesi gerektiği, bozma kararından önce alınan ziraat bilirkişi raporuna göre 144 ada 5 ve 6 nolu parseller ile toprak karakterleri aynı özellikte ve bütünlük oluşturdukları, kültür bitkileri yetiştirilen tarım arazisi vasfında olduğu anlaşıldığından, 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri gereğince zilyedlik yoluyla kazanım şartlarının davacı yararına oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 07/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.Başkan