Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5244 E. 2012/7754 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5244
KARAR NO : 2012/7754
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21.12.2011günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi … tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.05.2012 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Avukat …, davalı … Yönetimi vekili Avukat … … Bayçelebi, … ve diğerleri vekili Avukat … geldi, diğer taraftan … … Taştan vekili Avukat … ile Hazine vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 190 ada 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49 ve 50 parsel sayılı sırasıyla 2799,34 m2, 951,72 m2, 2367,57 m2, 2511,88 m2, 3334,80 m2, 3373,88 m2, 3385,49 m2 ve 3296,50 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazlar, atalarından intikalen 20 yıldan fazla süredir … …’in zilyetliğindeyken, 1976 yılında bu yeri gelini … ile torunu …’e sattığı onların da bu yerleri 1994 yılında taksim ettikleri; 43, 44, 45 ve 46 sayılı parsellerin …, 47, 48, 49 ve 50 sayılı parsellerin ise …’e düştüğü, bunların da taşınmazları ifraz ederek sattıklarından, en son 44 sayılı parselin …, 45 sayılı parselin …, 46 sayılı parselin …, 43 sayılı parselin …, 47 sayılı parselin …, 48 sayılı parselin …, 49 sayılı parselin …, 50 sayılı parselin ise … zilyetliğinde olduğu, ancak; 44 sayılı parselin Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/342 esaslı, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49 ve 50 sayılı parsellerin tamamının ise Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/586 esasında dava konusu olduğundan söz edilerek, malik Hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/342 esasına kayıtlı dava dosyasında … tarafından Hazine, köy tüzel kişiliği ve Orman Yönetimi aleyhine açılan tescil davası, 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2008 gün ve 2004/342-103 sayılı görevsizliğe ilişkin kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış, 2008/462 esas numarası almıştır.
Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/586 esasına kayıtlı dava dosyasında davacı … …….. tarafından davalı ….. aleyhine, … köyü Karahayıt ve Başyurt mevkiinde bulunan iki parça taşınmaza ilişkin olarak açılan miras payına el atmanın önlenmesi ve tescil davasına karşı, … ve arkadaşları tarafından dava konusu yerlerin Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla bu taşınmazlara ilişkin davacı ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açılmış … ve … ise dava konusu taşınmazların köy senedi ile kendilerine satıldığı, kendilerine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. Başyurt mevkiindeki taşınmaza ilişkin olarak….. tarafından açılan dava ayrılarak, mahkemenin 2008/406 esasına kaydedilmiş, mahkemenin 25.07.2008 gün ve 2008/406-397 sayılı görevsizliğe ilişkin kararı ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesinin 2010/243 esasına kaydedilmiş, 2009/1896 esasa kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Başyurt mevkiindeki taşınmaza ilişkin olarak … ve arkadaşları tarafından açılan dava ayrılarak, mahkemenin 2008/406 esasına kaydedilmiş, mahkemenin 25.07.2008 gün ve 2008/406-397 sayılı görevsizliğe ilişkin kararı ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesinin 2009/1896 esasına kaydedilmiş, 2008/462 esasa kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, davacılar …, …, …, …, …, …, …, ve …’in davalarının KABULÜNE, diğer davaların REDDİNE, çekişmeli 190 ada 50 parselin …, 49 parselin …, 45 parselin …, 43 sayılı parselin …, 46 sayılı parselin …, 47 sayılı parselin …, 48 sayılı parselin …, 44 sayılı parselin …, adlarına tesbitteki nitelikleriyle tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … (duruşmalı olarak), Orman Yönetimi, … ve arkadaşları vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Müteriz davacılar … ve arkadaşları ile Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
A) İDDİA, SAVUNMA VE DOSYADAKİ DELİLLERE GÖRE BU DAVADA ÇÖZÜMLENMESİ GEREKEN KONULAR;
Dava konusu taşınmazın, cinsi Mihrişah Valide Sultan Vakfı olan …, … ve … – … … tapuları kapsamında olup olmadığı, bu tapu kayıtları kapsamında ise, geldisi olan Mihrişah Valide Sultan Vakfının mülk araziden tahsis edilen, Sahih ve icareteynli vakıf olup olmadığı, Mart 1290 tarih 18, 19 ve 20 numaralı … tapularından paylaşım ve intikal yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı tapularda malik olarak görülen … … kızı Habibe …’ın kök tapu kaydı maliki … … (… …) Efendi’nin kızı olup olmadığı, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı ve düzenli şekilde intikallerinin yapılıp yapılmadığı ve yine 1948 yılında ölen … … kızı Habibe Hanımın davacı kişilerin miras bırakanı olup olmadığı, tapu kayıtlarının sahih esasa dayanıp dayanmadığı, çekişmeli taşınmazın bilinen en eski tarihte kimin tarafından kullanıldığı, kimden kime kaldığı, kullanımın Medeni Yasanın yürürlüğünden 10 yıl önceye uzanıp uzanmadığı, Arazi Kanunnamesinin 20 ya da 78. madde hükümlerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı; davacıların dayandığı tapu kayıtlarının …

-3-
2012/5244 – 7754

(… Çiftliği), … (… çiftliği) ve … (… Çifliği) köylerinde yapılan kadastro işlemlerinde revizyon görüp görmediği, görmüş ise hangi parsellere uygulandığı, hükmen uygulanmış ise hangi parsellere uygulandığı, harita, plan ya da krokisinin bulunup bulunmadığı, değişebilir sınırlar içerip içermediği, sınırları itibariyle ya da miktarı ile çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı, zilyetlik yoluyla edinilip edinilemeyeceği, zilyetlik yoluyla kazanma iddiasında bulunan kişiler için bu koşulların oluşup oluşmadığı, adlarına tescil kararı verilen kişilerin zilyetliklerinin kiracı sıfatıyla mı yoksa malik sıfatıyla mı olduğu, zilyetlerin, tapu malikleri ve maliki evvellerine kira ya da benzeri bir ödeme yapıp yapmadıkları, … tapu malikleri ile … köyünden 79 kişi arasında görülüp kesinleşen Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333-51 sayılı kararının ve davacıların sunduğu diğer kararların, davanın tarafları için kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın bu kararların kapsamında kalıp, kalmadığına ilişkindir.
B) DAVACI … VE ARKADAŞLARININ TUTUNDUĞU … TAPU KAYITLARI OLUŞUMU VE GİTTİLERİ;
… Sancağı eski Mütesellimi … Ebubekir’e ait olup, bu kişinin idamı ile el konulan Ula Kazası Eşrafından … Efendi isimli kişinin fuzulen işgal ettiği, Gökabad Kazasında …, Erköz ve … Çiftlikleri, Darphane tarafından idare edilmek üzere Padişah Hazinesine dahil edildikten sonra, 1 Cemaziyelahir 1208, Zilhicce 1207 (9 Ocak 1794) Tarihli Mülkname ile Sultan III. Selim tarafından annesi Mihrişah Valide Sultana … edilmiş, bu çiftlikler 1209 (1875) yılında Mihrişah Valide Sultanın Vakfiyesi olarak, 21 Zilhicce 1209 (1795) tarih 636 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasına kayıt edilmiştir. 12 … 1263 (1847) tarihinde 477 sayılı Temessük defterinin 157. sayfasına, Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait 47 parça emlak ve çiftliğin kaydı yapılmıştır. 29 … 1264 (1848) tarihli Temessük senedi ile sülüs (1/3) payı Rıfat Paşanın tasarrufuna verilmiş, bu temessük zayi olduğundan 15 … 1265 (1849) tarihli senet ile yenilenmiş, 5 Muharrem 1280 (1864) tarihli senetle, sülüsan (2/3) payının nısfı (1/3 payı) … oğlu … … … efendiye nısfı (1/3 payı) da … oğlu Kadı … efendiye verilmiş, 25 … 1291 (1876) tarihli temessük ile Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait, senelik 25.000 kuruş icare-i müecceleli, … Sancağı dahilinde bulunan 17 kıt’a çiftlikatın 1/3 payı müteveffa Rıfat …’nın ve 1/3’er payı da basenet … … ve … … Hakkı efendilerin uhdelerinde olduğu, Rıfat Paşanın ölümüyle payının büyük oğlu Rauf bey ile … ve Sait beylere, büyük kızı Aişe, …, Hacer ve Rabia hanımlara intikal ettiği, bunların, paylarını … …, … … ve … … Hakkı efendilere sattıkları, yeni maliklerin de aralarında yaptıkları paylaşım ve diğer paydaşların satışı sonucu daha önce 1280 tarihli Temessük senedine bağlanan …, …, … ve … Çiftliklerinin tamamının icare-i müeccele bedeli ödenmek suretiyle … … Efendi adına 25 … 1291 (1876) tarih D.9 V.18, 19 ve 20 numaralarda, Cinsi Hanesine zemininin “Mihrişah Valide Sultan Vakfından” olduğu ve Senelik 25.000 Kuruş icare-i müeccele ve 20.000 kuruş müeccele bedeli de tapu siciline yazılarak kaydedilmiştir.
Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait Mart 1290 tarih (1874-1875) D.9 V.18 numarada … Çiftliği olarak, zemini Mihrişah Valide Sultan Vakfından cinsi … 4000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Kır Vasil Çiftliği ve Dikilitaş ve … Çiftliği, Mart 1290 tarih D.9V.19 numarada … (…) Çiftliği olarak 3000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Gülanye yanı ve … Çiftliği, İnbükü Başında Dikilitaş, Mart 1290 tarih D.9 V.20 numarada ise … ve … Çiftliği olarak 7000 dönüm yüzölçümlü, Çilecik Gediği ve Taşbükü İskelesi ve … Alan ve Günbele ve Mezar Gediği ve Belan Dağı ve … … ve Taş Bükü ve … Çiftliği sınırlı olarak … … Efendi adına kaydedilmiştir.
… ÇİFTLİĞİ; Ağustos 1326 (1910) tarih 2 numarada zemini Mihrişah Valide Sultan Vakfı’ndan cinsi Eşcarı müsmire ve gayri müsmirei müştemil … 4000 dönüm yüzölçümlü D: Mezar Gediği, B: Dikilitaş, K: …, G: … Beli, iktisap sebebi olarak, … Fevzinin ölümüyle mirasçıları olan oğlu Şevket … ve kızı Habibe Hanımın paylaşımı

-4-
2012/5244 – 7754

sonucu, bu çiftliğin Habibe … payına düştüğü, tarafların muvafakat ve takrirleri, 8 Mayıs 1301 (1885) tarihinde İl İdare Meclisi huzurunda ahz ve istima kılındığı, il merkezinde tutulan evrak kaydından müsteban olduğu, İl Tapu Sicil memurluğunun 21 Ağustos 1326 (1910) tarih ve 14 numaralı tahriratından anlaşılmakla, intikalen ve taksimen … … Efendi kızı Habibe … adına tescil edilmiş, Eylül 1340 (1924) tarih 4 sıra numaralı 4000 dönüm yüzölçümlü tapu kaydı, … Memiş … oğlu … Efendi karısı ve … … efendi kızı Habibe Hanımın tasarrufunda olduğu, ölünceye dek bakma vaadi sözleşmesiyle meccanen ferağ edeceği, karyesinin 12 Ağustos 1340 (1924) tarihli ilmühaberi ve Varidat İdaresinin 26 minhü tarih ve 41/1 numaralı ruhsat tezkeresinden anlaşılmakla, Habibe Hanımın yazılı şartıyla ferağından … Memiş … oğlu … Efendi çocukları … Bey, …, Mahmut ve … efendiler adına tescil edilmiş, …’in 1955, …’in 1966, Mahmut’un 1957 ve …’in de 1948 yılında ölümü üzerine 1962 yılında bu kişilerin mirasçılarına intikal yoluyla tescil edilmiştir. Şubat 1962 tarih ve 5 sıra numarada 367 hektar 7210 m2 yüzölçümüyle yukarıda yazılı … (…) Çiftliği iktisabında olduğu gibi mirasçılar üzerine intikal ettirilmiş ve daha sonra ifraz edilerek Mayıs 1969 tarih 10 ve 11 numaralı kayıtlara gitmiştir.
Mayıs 1969 tarih ve 10 sıra numaralı tapu kaydı: … Çiftliğinden müfrez 332 hektar 3210 m2 yüzölçümündeki, sınırları; D: Mezar Gediği, B: Dikili Taş, K: …, G: … Beli ve bu yerden ifraz edilen … arazisi sınırlarıyla Habibe oğlu … (… …)in 1966 yılında ölümü ile mirasını, çocukları Bedia Gürkan, Rengigül Özbaş, Samahat Ülkümen ve … … Onaya bıraktığı, … …’nin 1967 yılında ölmesiyle mirasını oğlu … ile kızları Nevcihan … ve Gülümser Erkan ve karısı Firdevs ile kendisinden önce ölen oğlu Fevzinin çocukları Edeviye ve …’a kaldığından mirasçılar adına intikalinden sonra iki parçaya bölündüğü belirtilerek, bu parça ifraz sınırları ile, Mayıs 1969 tarih 10 numarada tapu maliklerinin mirasçıları adına payları oranında 332 hektar 3210 m2 olarak tescil edilmiş ise de, daha sonra “Yüzölçümünün 332 hektar 3210 m2 olmayıp, 13 hektar 7210 m2 olduğu” belirtilerek Temmuz 1969 tarih 63 numarada aynı kişiler adına tashihen tescil edilmiştir.
Mayıs 1969 tarih ve 11 sıra numaralı diğer ifraz tapu kaydı: 35 hektar 4000 m2 … arazisi olarak, Doğusu, Batısı ve Kuzeyi bu yerden bölünen sahibi senetlerin müfrez çiftliği, Güneyi; … Belinden Dikilitaşa giden doğru hattın denizi ilk kestiği nokta ile Dikilitaştan … Beline giden doğru hattın denizi kestiği noktayı birleştiren deniz sahil hattı sınırları ile yine mirasçıları adına tescil edilmişse de, talepnamenin arkasındaki miktarın 354000 m2 olmayıp 3.540.000 m2 olduğu anlaşılmakla, Nizamnamenin 107. maddesi gereğince “Tashihen tescil edileceği” açıklaması yapılarak Temmuz 1969 tarih 64 numarada yine … tapu malikleri adına geldi kayıtlarındaki yüzölçüme uygun olarak düzeltme yapılarak tescil edilmiş, çiftliğe ait bu ifraz tapu kayıtları … köyünde 1970 yılında yapılan kadastroda 1 ilâ 169 sayılı parsellere uygulanmıştır.
… ÇİFTLİĞİ; Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numarada cinsi ve iktisap sebebi yukarıda aynı tarih 3 numaralı tapunun iktisabı ile aynı olduğu yazılarak … Karyesi Örgöz Çitliği mevkiinde, D: Mezar Gediği, B: İnbükü ve Dikilitaş, K: …, G: Gülenye Beli sınırlarıyla 3000 dönüm yüzölçümlü olarak … … Efendi kızı Habibe … adına tescil edilmiş; Eylül 1340 (1924) tarih ve 3 sıra numaralı 3000 dönüm yüzölçümlü tapu kaydı, yukarıda yazılı aynı tarih 4 nolu tapu iktisabında yazılı olduğu gibi aynı şekilde … Memiş … oğlu … Efendi çocukları … Bey, …, Mahmut ve … efendiler adına intikalen tescil edilmiştir. … tapu kayıtlarının sonraki tedavülleri, yukarda … çifitliği tapularında olduğu gibidir.
… … ÇİFTLİĞİ: Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4 numarada yukarıda yazılı aynı iktisapla, … Karyesi … maa … Çiftliği cinsiyle, D: Kocalan ve Belen Dağı, B: Taşbük ve …, K: Çilecik Gediği, G: … ve Karadağ ve Mezar

-5-
2012/5244 – 7754

Gediği sınırlı 7000 dönüm yüzölçümünde, yine … … Efendi kızı Habibe … adına tescil edilmiştir. Eylül 1340 (1924) tarih ve 5 sıra numaralı 7000 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydı, aynı şekilde … Memiş … oğlu … Efendi çocukları … Bey, …, Mahmut ve … efendiler adlarına tescil edilmiştir.
Şubat 1962 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı: … Maa … Köyü Mezaraltı mevkiinde eşcarı müsmire ve gayri eşcarı müsmireyi müştemil 639 hektar 5240 m2 çiftliğin, 12/16 payı: D: Kocaalan ve Balan Dağı, B: Daşbük ve …, K: Çilecik Gediği, G: … ve Karadağ ve Mezar Gediği ile çevrili taşınmazın Habibe mirasçıları … Özsoy, … ve … Şerefli mirasçıları adına tescil edilmiş, kadastroda … Köyü 373 ila 633 sayılı parsellere revizyon görmüştür.
C) TAPU MALİKİ “… …” İLE “… …” AYNI KİŞİDİR VE HABİBE HANIMIN BABASIDIR.
Davacı … ve arkadaşları (Şerefli ailesi)’nin, Habibe …’ın mirasçısı oldukları, dava dosyası içindeki veraset ilamlarıyla sabit olduğu gibi, Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı tapu maliki Habibe Hanımın dava dosyası içindeki nüfus kaydında baba adı … …’dir. Tapu kayıtlarında ise “… … Kızı” olarak geçmektedir. Ancak, davacılar tarafından ibraz edilen ve Osmanlı arşivleri ile şer’i sicil kayıtları üzerinde yapılan araştırmanın bulunduğu delil klasörü içindeki belgeler arasında yer alan 1303 tarihli vekâletnamede; vekil eden olarak “Muğla, Şeyh Bedrettin Mahallesi sakinlerinden … … Efendi Zade Şevket … İbn-i … … Efendi” adı geçmektedir. … … oğlu Şevket … ile Habibe … kardeştir. Yine, şer’i sicil defterinde kayıtlı Şevket ağaya ait bir dilekçede “… … Efendi Zade Şevket … İbn-i … Efendi, İbn-i … …” ve “kız kardeşim Habibe … İbnetü … … Efendi İbn-i … …” yazılı olduğu gibi, asılları Ankara Milli Kütüphanede bulunan Mihrişah Valide Sultan Vakfı … ve diğer Çiftlikler ile ilgili dava tutanaklarında, … … Efendi kerimesi Habibe … Vekili Ethem Efendinin 5 Temmuz 1305 (1889) tarihli dava dilekçesi ile mahkemeye başvurduğu belirtilmektedir. Aynı belgeler içerisinde yer alan Orman ve Maadin Nezaretinin Sadaret Makamına sunduğu 4 Nisan 1311 (1895) tarihli tezkerede “Muğlalı Müteveffa … … Efendi Kerimesi Habibe Hanımın uhdei tasarrufunda bulunan …, Erköz, … nam Çiftliklerin” ifadeleri yer aldığı gibi, Marmaris İdare Meclisi azası, … Evkaf Müdürü, … Orman Baş Müfettişi ve Vilayet İdare Meclisi Başkatibi tarafından tapu sınır yerlerinin belirlenmesi ve 1306 (1890) tarihinde orman müfettişi Hamit tarafından düzenlenen haritanın yerine uygulanması amacıyla düzenlenen 9 … (T. Sani) 1325 (1909) tarihli tapu ve harita uygulama tutanağında ve dosya içindeki diğer benzeri kayıtlardan … … ile … …’nin aynı kişi ve o tarihlerdeki bu çiftliklerin sahibi olduğu bildirilen Habibe Hanımın … (…) …’nin kızı ve … Efendinin de karısı olduğu anlaşılmaktadır.
D) … TAPU SAHİPLERİYLE ZİLYETLER ARASINDA GÖRÜLEN DAVALAR SONUCU OLUŞAN KESİN HÜKÜMLER;
… köyünden … … Demirel ve 79 arkadaşı tarafından tapu malikleri Firuzun Topaloğlu ve arkadaşları (Şerefli ailesi) aleyhine Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde 03.10.1988 tarihinde, murislerinden kalıp 150 yıldır zilyetliklerinde bulunan taşınmazların, davalı … ailesi tarafından, nokta sınırlı Mart 1290 tarih 18 nolu tapudan, yasal olmayan tedavüllerle yeni sınırlar ilave edildiği, yasal kıymeti bulunmayan bu tapu kayıtlarına dayanılarak kendilerinden beş yıllık ecrimisil istedikleri, bu nedenlerle davalıların, … Çiftliğine ait tapunun Ağustos 1326 tarihinden beri devam eden tedavül ve ifrazları ile birlikte Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açtıkları tapu iptali davasının, “Tapunun intikalleri ile ifraz ve sınır değişikliği işlemlerinin yapıldığı tarihlerdeki yasal prosedürlere uygun olduğu ve tapu kayıtlarının hukukî değerini koruduğu” gerekçesiyle reddine ilişkin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemenin 28.01.1994 gün ve 1988/333-51 sayılı kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.02.1995 gün 1994/7430-1073 sayılı kararı ile temyiz itirazları süre yönünden reddedilerek 12.09.1995 tarihinde kesinleşmiştir.
-6-
2012/5244 – 7754

… köyünden Mete … ve dört arkadaşının, 10.02.1989 tarihli dilekçeleriyle tapu malikleri aleyhine Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali davası, mahkemenin 31.03.1994 gün ve 1989/103-125 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
… (…) köyünden … Özer, … …, … Taşkın, … Uyar, … Alkan, … Şallı, … Öter, … Öztekin, … …, … Turgut, … Turgut, … … ve 55 arkadaşı tarafından, yine tapu malikleri Şerefli ailesi aleyhine 07.05.1952 tarihli dava dilekçesi ile 1952/42 sayılı dosyada Çiftliğe ait Eylül 1340 tarih 5 (gittisi Ocak 1962 tarih 1) nolu tapu kaydının iptali için açılan tapu iptali davası, Yargıtay bozma kararından sonra 1960/104 sayısını almış, davanın reddine ilişkin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.1961 gün ve 1960/104-25 sayılı kararı 11.06.1961 tarihinde kesinleşmiştir.Asliye Hukuk Mahkemesinin bu kararı kesin hüküm kabul edilerek, … (…) köyü 543-591 sayılı parsellerin Kadastro mahkemesinin 28.09.2000 gün 1971/23-33 sayılı, … köyü 502-503 sayılı parsellerin Kadastro mahkemesinin 15.12.2000 gün 1971/22-50 sayılı, … köyü 596 sayılı parselin Kadastro mahkemesinin 18.03.2000 gün 1971/15-29 sayılı, … köyü 767 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 04.08.2000 gün 1973/76-26 sayılı, … köyü 817 sayılı parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1996 gün 1979/175-90 sayılı, … köyü 805 sayılı parselin Kadastro mahkemesinin 28.05.1999 gün 1999/3-18 sayılı, … köyü 766 sayılı parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2000 gün 1998/135-306 ve 07.03.1996 gün 1979/175-90 sayılı kararlarıyla tapu maliki gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, kararlar kesinleşmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104-25 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, tapu malikleri Şerefli ailesinin 18.12.1962 tarihli dava dilekçesiyle, sözü edilen davanın davacısı olan … Özer aleyhine “Sözlü kira akdinin feshi ile gayrimenkullerin tahliyesine ve beş yıllık yüzde yirmibeş hasılat kirasının tahsili” istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/165 sayısında açtıkları dava sonunda, mahkemece davanın kabulüne ve sözlü kira akdinin feshi ile davalının gayrimenkullerden tahliyesine ve ecrimisil alınmasına karar verilmiş, hüküm 28.12.1973 tarihinde kesinleşmiştir.
Tapu sahipleri tarafından davalı … … aleyhine, … Yeri mevkiinde 15.306 m2, Kesikli mevkiinde 8 dönüm, Ev Önü mevkiinde 6500 m2, Mezarlık Yanı mevkiinde 4500 m2 tarlaya ilişkin olarak, yine … … aleyhine, 16.09.1963 tarihinde 1963/154 sayılı dosyada Karahüseyin mevkiinde 6997 m2, Köklü Tarla mevkiinde 13.445 m2, Yanık Tarla mevkiinde 10.862 m2, Kocaharman mevkiinde 10.552 m2 taşınmazlar hakkında açtığı “Sözlü kira akdinin feshi ve bu yerlerden davalıların tahliyesi ile % 25 hasılat kirasının tahsili” davalarının kabulüne, kira akdinin feshine, davalıların bu yerlerden tahliyesine, beş yıllık % 25 hasılat icarı tutarının davalılardan tahsiline ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin … … aleyhindeki 24.11.1966 gün 1963/153-131 sayılı ve … … aleyhindeki 24.11.1966 gün 1963/154-132 sayılı kararlarının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
… tapu kayıtlarına tutunan davacı gerçek kişiler, aynı nitelikte yararlarına kesin hüküm olduğunu iddia ettikleri Kadastro Mahkemesinin 22.03.2001 gün ve 1977/61-9, Kadastro Mahkemesinin 14.05.2004 gün ve 1978/25; Kadastro Mahkemesinin 08.05.2003 gün ve 1991/360-231; Kadastro Mahkemesinin 12.04.1976 gün ve 1974/16-9; Kadastro Mahkemesinin 24.11.1975 gün ve 1974/5-49 sayılı kararlarını dosyasına eklemişlerdir.
E) … TAPU SAHİPLERİNİN DAYANDIĞI DİĞER DELİLLER;
a) … … Efendi oğlu Şevket ve kızı Habibe tarafından 1302, 1303, 1311, 1312, 1313, 1314, 1315, 1316, 1317, 1318, 1319, 1320, 1322 ve 1323 (1886 ilâ 1907) yıllarında “icar-ı müeccele” bedellerinin Evkaf İdaresine ödenmesine ilişkin Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Nezaret sonrası Evkaf Defteri Tasnifi 26383 – 26708 – 28391 – 28463 – 28537 – 28955 – 29159 – 29199 – 29406 – 30380 defter numarasına kayıtlı ödeme makbuzları,
b) … sahibi Habibe Hanımın, vekili Av. Ethem aracılığıyla 05.07.1305 (1889) tarihinde Marmaris Şer’iye mahkemesinde açtığı davaya ilişkin Aslı Ankara Milli Kütüphanede bulunan, Muğla Bölgesi şer’i mahkeme tutanak örnekleri,

-7-
2012/5244 – 7754

c) Orman müfettişi … Hamit Bey tarafından 11 Eylül 1308 (1892) tarihinde düzenlenen rapor,
ç) Orman Nezareti (Bakanlığı)’na yönelik 03.06.1314 (1898) tarihli Encümen mazbatası,
d) Dahiliye Nezaretinin (İçişleri Bakanlığının) 23 Temmuz 1325 (1909) tarihli emri üzerine, Meclis İdare Azası, Evkaf Müdürü, Orman Başmüfettişi, Vilayet İdare Meclisi Katibinin katılımıyla kurulan komisyon tarafından düzenlenen 9 … (T. Sani) 1325 (1909) tarihli (noterden tasdikli örneğine göre 5 sayfa olan) rapor,
e) 18.03.1340 (1924) tarihli Marmaris Orman Muamelat Memurluğunun keşif raporu,
f) 2901 sayılı Yasa gereğince 1936-1937 yıllarında yapılan yazımlarda … köyünde tapu maliki davacılar adına düzenlenen kayıtlar,
g) … Muhtarlığı köyü adına … köyünde tapulu ve tapusuz tarla olmadığından numune zeytin fidanlığı tesis edilmek üzere yapılan kamulaştırmaya ilişkin 28.12.1937 tarihli 17 sayılı istimlak kararı,
h) 28.12.1937 tarih 17 sayılı istimlak kararına itirazın incelenmesine ilişkin Kaymakamlık İtiraz Komisyonunun 21.02.1938 tarih 5 sayılı kararı,
ı) 29.06.1938 tarihinde …-… Çiftliğinden 40 dönüm taşınmazın okaliptüs fidanlığı yapılmak üzere Habibe …’ın muvafakatı ile Muğla Valiliğine bağışlanmasına ilişkin belgeler,
i) … Kaymakamlığınca örnek tarla amacıyla istimlak edilen 1000 m2 tarla bedeline itiraz edilmesi üzerine Kaymakamlık İstimlak İtiraz Komisyonunun 21.02.1938 gün 4 sayılı kararı,
j) CHP Kütüphanesi 788 Nolu Demirbaş listesinde kayıtlı olan ve 1937 yılında basımı yapıldığı anlaşılan “1936 İl Kongreleri” isimli kitaptaki, çiftlikler ile ilgili bölümler,
k) 04.11.1941 tarihli yazı ile Marmaris Kaymakamı A. Fuat Yurtdaş imzası ile “… Köyünde … Kahyası … Tarım’a” başlığı ile gönderilen yazı,
l) 09.11.1941 tarihinde aynı Kaymakam tarafından “Marmariste … oğlu Bay … Onay’a” hitaben gönderilen yazı,
m) 26.02.1942 tarihli … oğlu … Onay imzası ile Marmaris Kaymakamlığına gönderilen yazı,
n) 02.02.1943 tarihinde … ve tapu sahibi … Onay’ın, … … Kahyası … Eren’i vekil ettiğine ilişkin, Muğla Noterliğince 169 Y. nosuyla düzenlenen genel vekaletname, … Erenin, … kahyası sıfatıyla ve bu vekaletnameye dayanarak Marmaris Noterliğinde bir çok köylü ile … tarlalarını kullanmaları konusunda yaptığı kira sözleşmesi,
o) … (…) köyü muhtarlığının, 26.04.1944 tarih 9 nolu, … Muhtarlığı okul bahçesi olarak kullanılmak amacıyla …-… … sahiplerine ait Bayır mevkiindeki tarladan (6) dönüm yerin istimlakine dair kararı,
ö) 25.06.1946 tarihli Marmaris Bölgesi İlköğretim Müfettişi … Salman imzası ile yapılan ilan,
p) Gezici Başöğretmen … Salman imzası ile, Marmaris Milli Eğitim Memurluğuna gönderilen 35 sayılı yazı, Kaymakamlığın … Onay’a gönderdiği 03.10.1946 gün ve 235 sayılı yazı, Marmaris Kaymakamlığının, Muğla Valiliğine gönderdiği 03.10.1946 gün ve 243 sayılı yazı, Kaymakamlığın … sahibi ve diğer ortakların vekili olan … Onay’a gönderdiği 07.01.1949 gün ve 67 sayılı yazı,
r) … Efendi mirasçılarının Mihrişah Valide Sultan Vakfından intikalen Eylül 1340 tarih 4 ve 5 nolu tapu senetleri ile mutasarrıf oldukları …-… ve … ve … Çiftlikleri dahilinde bulunan ormanlık sahanın 4785 sayılı Kanunla Devlete intikalen ve bu güne kadar bedeli ödenmeyen arazinin hudutlarının ve vaziyetinin tespiti amacıyla … Orman Bölge Şefinin başkanlığında … muhtarı … Tarım azaları … Tok, Mestan Uysal, Ata Tarım’ın katılıp imzaladığı, 27.12.1946 tarihli tutanak,

-8-
2012/5244 – 7754

Yine, aynı amaçla Armutalan Bölge Şefi Başkanlığınca kurulan ve … (…) köyü Muhtarı … Özer ve aza … …, … köyü Muhtarı … … ve aza … Türkmen bu köylerin tüzel kişiliği adına katılıp imzaladıkları 20.01.1947 tarihli tutanak,
s) … köyü Muhtarı … Tarım ve azalar … Çelikalp, … Turgut imzası ile alınan ve … sahiplerine gönderilen 03.07.1950 tarihli Köy İhtiyar Heyeti kararı,
ş) … köyü Muhtarı … Turgut, üye … Irgün, … …, … Evcan’dan oluşan köy ihtiyar kurulu 11.12.1951 gün ve 44 sıra nolu köylüye örnek bir zeytinlik tesisi için 19 dönüm 481 m2’lik … Tarım ve … Özen’e ait arazinin dekarı 8 liradan istimlakine ilişkin karar,
t) Yukarıdaki bentde örnek zeytinlik tesis edilmek üzere … Özen ve … Tarım süremeği olarak kullanılan 19.481 m2 yerin istimlak kararında belirtilen kıymetine değil, yerine, mal sahiplerinden … Onay itiraz ederek başka bir yerin istimlak edilmesinin istenilmesi üzerine, Kaymakamlık İdare Kurulunun 08.07.1952 gün 16 sayılı karar,
u) … (…) köyü İhtiyar Kurulunun 13.03.1953 gün 19 sayılı, Eylül 1340 tarih 5 sayılı tapu ile …-maa … Çiftliği olarak malikleri iken köy namına zeytincilik numune bahçesi yapılmak maksadıyla Köy Kanununun 42/2. maddesine uyularak …. beher dönümü 15 Liraya istimlakine ilişkin kararı,
ü) Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.1961 gün 1960/104-25 sayılı, 11.06.1961 tarihinde kesinleşen kararı ve dava dosyası içindeki, Orman Genel Müdürü imzası ile gönderilen 07.01.1957 gün 5-Şube 18 nolu yazı,
v) …-tapu sahiplerinden … Onay tarafından Muğla Valiliğine verilen 27.12.1958 tarihli dilekçe ve bu dilekçeye karşılık olarak Valilik tarafından verilen 12.03.1959 gün 381-26 sayılı yazı,
y) Orman Genel Müdürlüğünün 08.07.1963 gün şb. 5, 4088 sayılı emirleri gereği Orman Başmüdür Mv. … Özgecil başkanlığında kurulun komisyon tarafından düzenlenen 31.07.1963 tarihli rapor,
z) Muğla Valiliğinin 24.03.1965 günlü ve 1643 sayılı yazısı,
z1) … köyünde 1970 yılında yapılan tapulama çalışmalarında, kurumlar arasında yapılan yazışmalar,
z2) Marmaris Sulh Ceza Mahkemesinin 17.01.1964 gün 1962/171-6 sayılı mahkûmiyet kararı,
z3) …, … ve … Çiftliklerine ait ormanların kesilmesi, … sahipleri adına nakliye tezkeresi düzenlenmesi, satılması, 1937 yılında 3116 sayılı Orman Yasası yürürlüğe girmesinden sonra, bu Yasanın 63 ve devamı maddeleri hükümlerine göre … hususi ormanlarına mesul müdür tayin edilmesi, … hususi ormanlarının özel işaretlerle ve kazılacak hendeklerle sınırlarının belli edilmesi ile ilgili olarak 1880’li yıllardan 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihine kadar Orman İdaresi ile … sahipleri arasındaki olaylarla ilgili yazışma ve belgeler,
F) … ORMANLARININ DEVLETLEŞTİRME BEDELİ;
…-…-… Çiftliği sınırları içindeki ormanlar, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince “Hiçbir bildirime gerek kalmadan devletleştirildiği”nden, Tadilat Komisyonunun 22.09.1947 gün 98 ve 101 sayılı kararları ile …-… Çiftliği Ormanları için 25.854.- TL. …-maa … Çiftliği Ormanları için 20.400.-TL. devletleştirme bedeli belirlenmiş, … sahipleri tarafından İtiraz Komisyonu, Temyiz Komisyonu ve Danıştay nezdinde itirazlarda bulunulmuş ve en son verilen karar Danıştay’ca bozularak Vergiler İtiraz Komisyonuna gönderilmiş, bu arada Anayasa Mahkemesinin 05.10.1964 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 23.06.1963 gün ve 1963/141-50 sayılı kararı ile 4785 sayılı Yasanın 3 ve 4. maddelerini iptal etmesi üzerine, Vergiler İtiraz Komisyonunca 10.02.1965 gün ve 1964/641 sayılı görevsizlik kararı verilmiş, … sahipleri,

-9-
2012/5244 – 7754

ormanlara takdir edilen toplam 46.250.- TL’ye, 4.953.250.-TL ilavesi ve bedelin 5.000.000.-TL’ye çıkartılması için 26.04.1965 tarihinde Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/65 sayılı dosyasında Orman Genel Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmışlardır. Mahkemenin, 24.01.1967 gün ve 1965/65-10 sayılı kararı ile “Hazineye husumet yönelterek dava açılması gerektiği, ayrıca idari mercilere yapılan başvurunun süreyi kesmeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bu karar 5. Hukuk Dairesinin 31.05.1967 gün ve 2164-2741 sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 20.09.1970 gün ve 1967/147-226 sayılı kararla “Kamulaştırılan … ormanlarına 25.462.309.20.-TL. değer biçilmiş ise de, istekle bağlı kalınarak Devletleştirme bedelinin 5.000.000.-TL’ye çıkartılmasına” dair verilen karar, davalı … Müdürlüğünün temyizi üzerine 5. Hukuk Dairesinin 17.12.1971 gün 9549/11245 sayılı kararı ile “… tapularının yerine uygulanıp kapsamının belirlenmesi ve bilirkişilerin kamulaştırma bilirkişileri listesinden seçilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş ve yeniden mahkemenin 1972/137 sayısına kaydedilmişse de, mahkemenin “Davanın üç kez müracaata bırakılmış olması nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 409/6. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına” ilişkin 14.07.2009 gün ve 1972/137-466 sayılı kararı 02.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
G) KADASTRO MAHKEMESİNİN 1996/11 ESAS SAYILI DOSYASINDA BİLİRKİŞİ RAPORLARI
… köyü 74 sayılı parsele ait kadastro mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11 (bozma kararından önce 1978/127-16) sayılı ve … (…) köyü 804 sayılı parsele ait kadastro mahkemesinin 30.05.2002 gün ve 1974/9-30 sayılı dosyaları örnek (pilot) dosya seçilerek, tarafların tüm delilleri bu iki dosyada toplanmış, yöreye ait 1328 (1912) yılından 1969 yılına kadar düzenlenen askeri memleket haritalarından yararlanılarak, … tapu kayıtlarının uygulaması yapılmış ve çeşitli uzmanlık dalındaki bilirkişi kurullarından eki haritalarla birlikte raporlar alınmış, Harita Genel Komutanlığı Askeri Coğrafya Daire Başkanı Mühendis Albay … … ve Yüksek Mühendis Albay Ömür Demirkolun düzenlediği 04.03.1999 tarihli 5 sayfalık rapor ve eki haritalarda, bölgeye ait 1328 (1912), 1944, 1969 tarihli haritalarda tapu kayıtlarında okunan sınırlar haritalar üzerine işaretlenmiş ve harita üzerindeki bu yerlerin tarifleri yapılmış, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. … Gürbüz tarafından 14.04.1999 tarihli 9 sayfalık raporda, … tapu kayıtlarında geçen sınır yerleri tarif edildikten sonra haritaları düzenlenmiş, Y.T.Ü. İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği öğretim üyeleri Prof. Dr. … Pektekin, Prof. Dr. … …, Prof. Dr. … Selçuk tarafından tapu uygulamasına ilişkin 20.02.2001 günlü 8 sayfalık rapor düzenlenmiş, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Daire Başkanları Harita Mühendisleri … Doğan, Metin Atunay ve Tapu Arşiv Daire Başkanı Yavuz Yeşilyılmaz’ın düzenlediği 19.02.1999 günlü 21 sayfalık raporda tapu kaydının taraflar için ne şekilde değer ifade ettiği ve kapsadığı yerler konusunda değerlendirmeler yapılmıştır.
A.Ü. Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. İsmet Sungurbey, Prof. Dr. … Hatemi, Prof. Dr. Necla Giritlioğlu’ndan vakfın niteliği konusunda düzenledikleri 08.03.2000 tarihli, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Türk Hukuk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülnihal Bozkurt tarafından verilen 03.05.2000 tarihli (7 sayfalık), Prof. Dr. Bahaddin Yediyıldız ve Dr. … … tarafından düzenlenen 22.05.2000 tarihli (6 sayfalık), A. Ü. Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. A. Lale Sirmen tarafından düzenlenen 01.08.2000 tarihli (6 sayfalık ), 10.07.2000 tarihleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 300 (2000-183) sayılı görev emri ile kurulan, Hukuk Müş. V. Av. Serhat Yener, Başkontrolör … Boyon, müfettiş … …’dan oluşan heyet tarafından yapılan inceleme sonunda verilen ve mahkemeye gönderilen 14 sayfalık 17.11.2000 günlü rapor dava dosyasına eklenmiştir.

-10-
2012/5244 – 7754

H) KADASTRO MAHKEMESİNİN 05.04.2001 GÜN 1996/11-16 SAYILI KARARININ 7. H.D.’NİN 11.12.2001 TARİHLİ KARARI İLE ONANMASINDAN SONRA, … TAPU MALİKLERİNİN SUNDUĞU DİĞER DELİLLER İLE ALINAN ÖZEL BİLİRKİŞİ RAPORLARI;
Kadastro mahkemesinin 1978/50 sayılı dosyasında tanık, … oğlu 1333 (1917) doğumlu … Gezer’in, talimat yoluyla Ortaca Kadastro Mahkemesinde alınan 05.02.2002 tarihli beyanı, Kadastro Mahkemesinin 1974/25 sayılı dosyasında 08.03.2002 tarihinde yapılan keşif sırasında Gökovada oturan … oğlu 1340 (1924) doğumlu Mestan …’in ve … köyünden … oğlu, 1933 doğumlu … Kalkan, yine … köyünden Hasanoğlu 1935 doğumlu … … …’nın beyanları, Prof. Dr. … Hatemi tarafından 30.09.2004 tarihinde, Prof. Dr. İsmet Sungurbey tarafından da, 21.09.2004 tarihinde yeniden düzenlenen raporlar delil olarak sunulmuş, A.Ü. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Lale Sirmenden alınan tarihsiz 11 sayfalık rapor dosyasına eklenmiştir.
İ.Ü. Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu, Prof. Dr. Turgut Öz ve G.S.Ü. Medeni Hukuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. … Altop, 11.12.2006 tarihinde düzenledikleri 22 sayfalık raporda, Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Beyoğlu Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 27.06.2002 gün ve 2002/135-417 sayılı dosyasında … Bolar tarafından 25.05.2002 tarihinde düzenlenen rapor da dosyada mevcuttur.
I) ADLARINA TESCİL KARARI VERİLEN ZİLYETLERİN DELİLLERİ;
Zilyetlikle edinmeye dayanan gerçek kişiler, … tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığını, tapuya dayananların hiç zilyetliklerinin bulunmadığını, bir an için dayanılan tapu kayıtlarının bu yerleri kapsadığı kabul edilse bile, Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydının zilyetler yararına değerini yitireceğini savunmuşlardır.
İ ) SOMUT OLAY;
Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/586 ESASINDA 28.10.1992 tarihli keşifte, yerel bilirkişi … Şen, dava konusu yerin … … ile davacı …’nin ortak murisi Mehmete ait olduğunu, …’in ölümünden sonra bu yeri … …’nin malik sıfatıyla kulandığını, eski bir kültür alanı olduğunu, buğday ekilerek zilyet edildiğini, bağımsız olup çevresinden bölünmediğini, içinde kısmen narenciye ağaçları bulunduğunu, davacı ve davalının eşit olarak paydaştıklarını; davacı Tanığı … … Acar (1928) ve … Ergün (1922), çekişmeli yerleri … …’nin kullandığını, ortak muris …’in … …’ye satıp satmadığını bilmediklerini; davacı tanığı Durali Can (1927), bu yerlerin kültür alanı olduğunu, … …’ye satılıp satılmadığını bilmediğini; tanık … Uysal (1928), satış konusunu bilmediğini, taşınmazı … …’nin kullandığını bildirmişler; ziraat teknisyeni bilirkişi, çekişmeli taşınmaz içinde 25-30 yaşında 30 adet narenciye bulunan taral olduğunu, Başyurt mevkiindeki taşınmazın üzerinde ise 5 adet 60-65 yaşında çam ağacı bulunduğunu, uzun yıllardır ekilip biçildiğini, kumlu, tınlı, humuslu toprak yapısına sahip olduğunu, su tutma kapasitesinin iyi olduğunu, mülkiyete elverişli, 40-50 yıldır tarım alanı olarak kulanıldığını; harita mühendisi bilirkişi … Dokumacı, davaya konu Karahayıt mevkiindeki taşınmazın (A) ile gösterilen 11134 m2 ve (B) ile gösterilen 5561 m2 yerler olduğunu, dava dilekçesinde 3/B de yer alan taşınmazın ise ekli krokide (C) ile gösterilen 16709 m2 yer olduğunu bildirmiş, … tarafından açılan ve Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/342 esasına kayıtlı iken görevsizlik ile kadastro mahkemesine aktarılan dosyada 09.06.2006 tarihinde yapılan keşifte, yerel bilirkişi … Sami … (1932), dava konusu taşınmazın önceden … … Taştekine ait olduğunu, burayı ismini hatırlayamadığı birine sattığını, o kişinin de İsmet isimli birine sattığını, onun da Basri isimli kişiye sattığını, Basrinin de hava astsubayı olarak görev yaptığını, taşınmazın etrafının tel ile çevrili olduğunu; içinde her hangi ekili bir şey olmadığını, 13.07.1994 tarihli zilyetliğin devrine ilişkin sözleşmenin buraya ait olduğunu, tanık olarak ifadesine başvurulan … Şen (1928), aynı ifadede bulunduktan sonra, önceden buranın … Taştekine ait iken torunu Mehlet … …’e devrettiğini, burasının bütün halinde … … …’e ait iken bölerek

-11-
2012/5244 – 7754

sattığını; fen bilirkişi, dava konusu taşınmazın ekli krokide (A) ile gösterilen 971 m2 yüzölçümündeki yer olduğunu; Jeolog bilirkişi Yalçın …, taşınmazın denizden 6-7 km uzaklıkta ve 30-40 metre yükseklikte yer olduğunu, dere yatağı ya da deniz etkisi altında olmadığını, düz tarla olduğunu, tel örgü ile çevrili olduğunu, eğimin % 1-2 olduğunu; ziraat uzmanı bilirkişi Nermin Balkan, keşif günü ekim paterni görülmediğini, ancak taşınmazın düz tarla olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını; orman yüksek mühendisi bilirkişi … Altınçekiç, çekişmeli taşınmazın 461 ilâ 382 nolu orman sınır taşlarının ölçüldüğünü, 383 ilâ 384 numaralı orman sınırı noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çekişmeli taşınmazın 1967 yılı orman tahdidi dışında bırakıldığını, taşınmazın düz yapıda olup, eğimin % 0-1 olduğunu, orman bitki örtüsü bulunmadığını orman niteliği taşımadığını, bitki örtüsü yönünden orman niteliğinde olmadığını bildirmişlerdir.
Görevsizlik kararları ve birleştirme kararlarından sonra kadastro mahkemesinde yapılan 27.05.2011 tarihli keşifte hâkim gözlemi olarak, çekişmeli taşınmazın kuzeyden güneye uzanan Dibektepe mevkii olarak bilinen mevkideki büyükçe bir düzlük içinde yer aldığı, toprağın derin olup ve hali hazırda ekilmediği, 4 sayılı parsel içinde sıralı zeytin ağaçları ile bir ev ve yarım kalmış bir ev inşaaatı bulunduğu, inşaatı devam eden yapı temeli bulunduğu, doğusunda yol ve batısında eski bir kalıntı bulunduğu, içinde ayrıca eski bir sera ile münferit ve büyük çam ağaçları bulunduğu yazılmış; yerel bilirkişi … Ayaydın (1946), çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin Dibektepe mevkii olarak bilindiğini, doğudaki yolun Başbakan Menderes’in idam edildiği tarihten 4-5 yıl sonra yapıldığını, 45-50 yılık araba yolu olduğunu, bu yola bitişik patika yolun ise kadim nitelikte olduğunu söyleyip, taşınmazların sınırları tarif etmiş, önceden bu yer … …’e ait iken o ölünce çocukları olan İnci … … ile oğlu Dumuş … Taştekine kaldığını, … …’nin de 10 yıl önce ölümüyle geriye eşi Rabia ile çocukları …, … …, …, Nebahat ve Nermin’in kaldığını, eşi Rabianın nüfusta adının … olduğunu, … … öldükten sonra bildiği kadarıyla çocukları arasında taksim yapılmadığını, …’ten kalan taşınmazın tamamını … …’nin kullandığını, sağılığında babasının, burasının Durmuşa ait olduğunu söylediğini, … …’nin de kendi malı diye kullandığını, babasının burasını …’a verdiğini duyduğunu, ancak, konuyu yakınen bilmediğini, … Özer isimli kişinin, kendisine, …’ın anasından kalan yerin de davacı …’ye kaldığını söylediğini, … … ölünce çocuklarının mallarını taksim ettiklerini duyduğunu, ancak, hangi yerin kime düştüğünü bilmediğini söylemiş; benzer ifadeleri tekrar eden tanık … Çelikalp (1942), satış senedinin buraya ait olduğunu bildiğini, ancak, doğru düzenlenip düzenlenmediğini bilmediğini; tanık … Şen … …’in getirdiği satış senedini kendisinin imzaladığını, burayı gelini … ile torunu … …’ye sattığını söylediğini, … … mirasçılarının burayı taksim ettiklerini, ancak kimin nereyi kullandığını bilmediğini; tanık … Ergün (1338), … …’in ölümünden sonra burasının taksim edilmediğini, burada İnci’nin de hakkı olması gerektiğini, … …’nin çocuklarının burayı taksim ettiklerini, 1976 yılında düzenlenen satış senedinin buraya ait olduğunu, satış senedinin düzenlendiği tarihite kendisinin âzâ olarak görev yaptığını, eğer senet doğru olsaydı kendisinin de imzasının olması gerektiğini, kendi imzası bulunmadığına göre senedin sahte olduğunu düşündüğünü, söylemiştir. Fen bilirkişi Nejat Özbey, krokinin zemine uyduğunu, Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esasında kayıtlı dava dosyasında düzenlenen ve tapu uygulamasını gösteren krokiye göre … -… çitliği sınırları içinde kaldığını; orman yüksek mühendisi bilirkişi … Altınçekiç, çekişmeli taşınmazlar üzerinde orman ağacı ve kalıntısı ve 1/J kapsamında maki bulunmadığını, taşınmazın orman içi açıklığı olmadığını, 1/25000 ölçekli 1959 ve 1996 yıllarında düzenlenmiş memleket haritalarıdna açık ziraat alanı olduğunu, 1992 yılı hava fotoğrafında açık ziraat alanı olduğunu, 1967 orman tahdidinde 381 ilâ 383 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman sınırı hattı dışında olduğunu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, jeolog bilirkişi Yalçın Özer, çekişmeli parsellerin düz, % 2-3 eğimli tarla olarak

-12-
2012/5244 – 7754

kullanıldığını, denize 2,5-3 km mesafede ve 18-20 metre yükseklikte olduğunu, 48 sayılı parsel üzerinde 4 adet çam ağacı bulunduğunu, yoldan 2 metre aşağı kotta olduğunu, 49 sayılı parselde yol kenarında doğal yolla oluşan çit şeklindeki maki cinsi ağaçcıklar ile bir adet çam ağacı bulunduğunu, yoldan 1, 5 metre aşağı kotta bulunduğunu, 50 parselin de aynı şekilde yol kenarında çam ağaçları ve maki elemanları bulunduğunu, doğal çit şeklinde olduğunu, yoldan bir metre aşağı kotta olduğunu; ziraat uzmanı bilirkişi Necat Saltabaş, taşınmazların filiî yapısını ve bitki örtüsünü jeolog bilirkişi gibi tarif edip, düz, eğimsiz, tarla olarak kullanıldığını imar ihyanın geriye doğru en az 30-35 yıl önce tamamlandığını ve kadim tarım alanı olduğu bildirmiştir.
J) DOSYA İÇİNDEKİ BİLGİ VE BELGELERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE:
Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, yukarıda 11 bent halinde sayılan olgular ve deliller mahkemece gerektiği şekilde irdelenmediği gibi, hangi delile niçin değer verildiği ya da niçin değer verilmediği, hangisinin diğerine üstün tutulduğu konusunda yeterli açıklama yapılmamış, iddia ve savunmada ileri sürülen hususlar cevaplanmamıştır.
3402 sayılı Yasanın 26 ve devamı maddelerinde kadastro mahkemesinin yargılama usûlü düzenlenmiştir. İstisnalar dışında, kadastro mahkemesi de, genel mahkemelerde olduğu gibi, tarafların iddiaları ve savunmaları ile bağlı olup, aynı yere ilişkin olsa bile, farklı dosyalarda sunulan delillere dayanılarak, hüküm kurulamaz. Başka deyişle, istisnalar dışında, kadastro mahkemesinde de, delillerin taraflarca sunulması ve dosyasının taraflarca oluşturulması ilkesi geçerlidir. Tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalar ile dayanılan deliller, kesin ya da takdiri delil olmasına göre mahkemece tek tek değerlendirilmelidir.
Mahkemece, … tapu kaydına tutunan davacı gerçek kişilerin iddiaları ve sundukları deliller, dayandıkları tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış, tapu kaydı uygulaması yönünden, Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kararı kesin hüküm olarak kabul edilmiş ve bu dosyadaki tapu uygulamasına dayanılmışsa da, bu karar, o davanın tarafı olan tapu malikleri … ve paydaşları yönünden Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluştursa da, Kadastro Mahkemesinin sözü edilen 1996/11 E. sayılı dosyasında taraf olmayan Hazine ve bu dosyanın davacıları olan ve zilyetlikle edinme iddiasında bulunan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmaz.
Tapu kaydına dayanan davacıların tapuları hakkında verilen Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.11.1978 gün ve 1977/11819-13674 sayılı ve 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2001 gün ve 2001/418-2033 sayılı kararlarında açıklandığı gibi, Medeni Yasanın 04 Nisan 1926 tarihinde yayınlanıp 04 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29 Mayıs 1926 tarihli ve 864 sayılı Tatbikat (Uygulama) Yasası’nın 43. maddesinin “Kanunu Medeniye, Borçlar Kanunu ve bu Tatbikat Kanununa aykırı olan hükümler ile “mecelle mülgadır” hükmüyle, Mecelle ve Medeni Yasaya aykırı olan diğer eski mevzuat açıkça yürürlükten kaldırıldığı halde, 1274 (1858) tarihli Arazi Kanunu, kaldırılan bu yasalar arasında sayılmamıştır.
Medeni Yasanın yayınlandığı tarihten sonra ve fakat yürürlük tarihinden önce, kabul edilen 02.05.1926 tarih 837 sayılı Yasayla, Arazi Kanunnamesinin 68, 69, 70, 71, 74, 76, 84 ve 85. maddeleri yürürlükten kaldırıldığına göre, Arazi Kanunnamesi’nin diğer maddelerinin (özellikle Arazi Kanununun mera, yaylak ve kışlaklarla Medeni Yasaya aykırı olmayan diğer hükümlerinin) yürürlükte olduğunun kabul edilmesi gerektiği, nitekim 28 Şubat 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Yasasının 36. maddesi ile Arazi Kanunnamesi’nin 97, 98, 99, 100, 101, 102 ve 105. maddelerinin yürürlükten kaldırılmış olması ve 27.01.1943 gün ve 5/7 sayılı ve yine 09.02.1944 gün ve 4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarında, 1274 (1858) tarihli Arazi Kanunnamesinin 45. maddesinin, Medeni Yasanın 658 ve 659. maddeleriyle zımnen yürürlükten kaldırıldığı, ancak, diğer maddelerinin halen yürürlükte olduğunun kabul edilmesi, yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.04.1949 gün ve 1948/7-1949/7 sayılı kararıyla da Arazi Kanunnamesinin 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanunnamesinin Medeni Yasaya aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20. ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan yasa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılması gerekmektedir.
-13-
2012/5244 – 7754

Mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, taşınmazların Medeni Yasanın yürürlüğünden önce tapu malikleri dışındaki kişiler tarafından 10 yıldan fazla süreyle zilyet edilmesi nedeniyle, Arazi Kanunnamesinin 20. ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydına değer verilemeyceği kabul edilmiştir.
Dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın davacı ve katılan gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan uygulamanın yetersiz olması bir yana, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medeni Yasanın yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli değildir. … sahibi tapu kaydı maliklerinin dayandığı ve yukarıda sayılan kesinleşmiş mahkeme kararları, komisyon kararları, vergi kayıtları, şer’i mahkeme ilâmları, kamulaştırma kararları, Orman Yönetiminin yaptığı incelemeler ve raporlar ile şer’iye defteri örnekleri, bir kısım köylülerin … arazilerini kira ve icar vererek kullandıklarına dair 1940 yılından sonra noterde verdikleri taahhütnameler ile yukarıda sözü edilen diğer deliller karşısında, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine ne şekilde değer verildiği, çekişmeli taşınmaza önce ya da şimdi zilyet olan gerçek kişiler ile bu deliller arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılmamış ve irdelenmemiştir.
Oysa, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukukî Dinlenilme Hakkı” gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.
Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kesinleşen kararının Hazineyi ve o dosyada taraf olmayanları bağlamayacağı düşünülmemiş, taşınmazların devletleştirilmeye tâbi devlet ormanı olup olmadığı, ya da devletleştirilen ormanların içinde yer alan orman içi açıklığı olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, bilirkişilere yörede 1967 yılında seri bazda yapılan orman tahdit hattı ile irtibatlı kroki düzenlettirilmemiş, dava konusu taşınmazların devletleşen orman alanlarıyla bağlantısı ve konumu gösterilmemiş, seri bazda yapılan tahditte seri dışında kalan taşınmazlarda orman kadastro komisyonlarınca orman incelemesi yapılmadığından, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritası, hava fotoğrafları incelettirilmemiş olup, bir kısım tapu malikleri davacılar ile aralarında aynı nitelikte davalar bulunan yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerine atıf yapan teknik bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
O halde, mahkemece; aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan bir çok davanın bulunduğu, bunlardan bir kısmının sonuçlandırılıp bir kısmının halen devam ettiği anlaşıldığından, halen görülmekte olan dava dosyalarının birleştirilmesi, yargılamayı geciktirip, para ve emek sarfına yol açacağı ve yıllardan beri devam eden davaları daha da karmaşık ve içinden çıkılamaz hale getireceği göz önünde bulundurularak; dava dosyaları birleştirilmeden, yukarıda sözü edilen delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi … dosya seçilerek;

-14-
2012/5244 – 7754

a) Tapu kayıtlarında geçen …, … (…-…, …), … (…), …, … (…) köylerinin bulunabilecek en eski tarihli idari sınırlarına ait harita ve diğer belgeler, gerektiğinde eski kayıt ve defterler üzerinde inceleme ve araştırma yapabilecek nitelikte konunun uzmanı bilirkişiler tayin edilerek, Cemaziyelahir 1208, Zilhicce 1207 (9 Ocak 1794) Tarihli Mülkname, Mihrişah Valide Sultan Vakfıyesine ilişkin 21 Zilhicce 1209 (1795) tarih ( 12 … 1263 (1847) ) tarih 477 sayılı Temessük, 25 Safer 1291 (1876) tarihli temessük, … Çiftliği Mart 1290 tarih D.9 V.18 … (…) Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.19, … ve … Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.20 sayılı tapu kayıtları ile bu sicillerden gelen Ağustos 1326 (1910) tarih ve 3 numaralı … (Örgöz) Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numaralı … – … Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4, … Çiftliği tapu kayıtları ile bu kayıtların gittileri ve tedavülleri olan diğer tapu kayıtları ve bu kayıtların revizyonları yerel yönetim ve genel müdürlükten getirtilerek bir sıra dahilinde dosya arasına konulmalı,
b) Bu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen bu tapuların uyduğu belirlenen kadastro parselleri, gerekirse mahkemedeki tüm dosyalar ve tapu sicile devredilmiş tüm dosyalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle saptanmalı, bu parsellerin tesbit tutanakları, tesbitleri kesinleşmişse bu yolla oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenlerin bilirkişi raporları dosyaya eklenmeli,
c) Belirlenen revizyon parselleri ile aynı şekilde dava konusu edilen tüm parselleri bir arada gösteren pafta örnekleri getirtilmeli,
d) Sözü edilen tapu kaydına dayanılarak halen Marmaris Asliye, Sulh ve Kadastro Mahkemelerinde devam eden davaların konusu ve kimler arasında görüldüğü, sonuçlanan davalar varsa bunların konusu ve neticesi hakkında tarafların hazırlayacağı dava listesi kendilerinden alınmalı, esas defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak aynı türden uyuşmazlıklar tutanak ile belgelenmeli,
e) Vakıf Taşınmazları ve Vakıf Hukuku Konusunda uzman bilirkişiler belirlenip, dosyadaki tarafların tutunduğu mülknameden başlanarak tüm kayıtlar ve belgeler incelettirilmeli, Mihrişah Valide Sultan Vakfının mülk araziden tahsis suretiyle edinilip edinilmediği, sahih vakıflardan olup olmadığı yönünde rapor düzenlettirilmeli,
f) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait, en eski tarihlisinden en yeni tarihte düzenlenen memleket haritaları dahil, yöreye ait tüm memleket haritalarının orijinalinden renkli ve onaylı fotokopi örnekleri ile hava fotoğrafları ve amenajman planları, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ve mevki ismi, varsa yakın kadastro parsel numaraları yazılmak suretiyle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin 2863 sayılı Yasa hükümlerine göre doğal ya da kültürel sit alanı olup olmadığı sorulmalı, ilgili karar ve harita örnekleri getirtilerek dosyasına eklenmeli,
g) Tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç orman yüksek mühendisi, üç harita mühendisi, üç jeolog bilirkişi ve üç ziraat uzmanı bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
h) Bilahare … dosya üzerinden yapılacak keşifte; Mihrişah Valide Sultan Vakfiyesi ve 17 Rabiulevvel 1295 tarihli İcmali Hakani sureti: …… sancağında, Ula kazasında vaki bir tarafı Çıtırlılı ve bir tarafı Derya Cibucak ve bir tarafı Karavasil Beli ve Mermeran Hududuna müntehi olup işbu hudut ile mahdut mahal derununda … Çiftliği denmekle arif bir kıta …, … Çiftliği denmekle arif bir kıta … ve … çiftliği denmekle arif bir kıta … sınırları ve ilk tesisi Mart 1290 tarih D.9, V.18 , aynı tarih Varak 19, aynı tarih Varak 20 sayılı tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ile, bu kayıtlardan önce

-15-
2012/5244 – 7754

oluşturulmuş ise, bu kayıtların, Ağustos 1326 tarihli tarihinde yapılan ifrazlara göre oluşan yeni sınırları itibariyle yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, bu … sınırları için ayrıca oluşturulan çiftliğe ait tarla ve bina nitelikli tapu kayıtları varsa, onlar dahi uygulanmalı, uygulama sırasında, tutunulan … maa … Çiftliği, … Çiftliği ve … Çiftliği tapularında Mezar Gediği, Dikilitaş, … sınırlarının ortak sınır, … (…), …(…) sınırlarının köy ya da … sınırları olduğu, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil … kayıtları olup, bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunduğu, sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olduğu, bu sınırların çoğunluğunun devlet ormanı içinde kalması nedeniyle sabit kabul edilemeyeceğinden, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, … Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 sayılı parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, … maa … Çiftliği tapusunun … köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere uygulandığı gözönünde bulundurularak, tapu kayıtları yerine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmeli, tapu kayıtları sınırında yazılı …’ün tapu tesisinde … Çiftliği olarak gösterilmesi nedeniyle “…”ün nokta halinde mevki ismi olmayıp, …, … ve … … çiftliklerinin batı sınırını oluşturan geniş bir … arazisi olabileceği düşünülerek uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkiler yöntemince giderilmeli, revizyon parselleri ile … (…) ve … (…) köyleri (ya da çiftlikleri) ile memleket haritasında … köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek, sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 sayılı Yasanın 20. ve 21. maddeleri hükmüne göre, sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak uygulanıp, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli; düzenlenen bu rapor ve krokiler aynı nitelikteki tüm dava dosyalarına konulmalıdır.
ı) Daha sonra, dosyaya getirtilen en eski tarihli memleket haritaları, amenajman planları ve orman kadastro haritası ile kadastro paftası ve dayanılan tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını gösteren bilirkişi krokisi ve haritası, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yöntemince uygulanarak, dayanılan tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamındaki taşınmazlar ile çekişmeli parselin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ayrı ayrı belirlenmeli, 1967 yılında yapılan orman tahdidi ile belirlenen orman sınır hattına göre konumu saptanmalı, çekişmeli taşınmazın ve geniş çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, aynı yörede dava konusu edilen taşınmazların konumunu … taşınmazlarla birlikte bu harita ve fotoğraflar üzerinde bir arada gösterecekleri, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, kroki düzenlettirilmeli,
i) Dayanılan tapu kayıtlarının yüzölçümüyle geçerli kapsamı dışında kalan orman alanlarının, 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre zaten devlet ormanı sayılması nedeniyle, devletleştirmeye ve iadeye konu edilemeyeceği, sadece tapu kayıtlarının yüzölçümüyle kapsadığı alanların devletleştirmeye konu edilebileceği, bu nedenle tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadığı alanlardan, 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen bölümler var ise, bu alanlarının yüzölçümü düşüldükten sonra, artan bölümün tarım alanları ve yerleşim alanları için hüküm ifade edeceği, başka deyişle birbirlerine sınır olduğu ve toplam 14000 dönüm yüzölçümünde olduğu anlaşılan bu üç tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadıkları alan içinde kalan ormanların devletleştirme kapsamında olduğu göz önünde bulundurularak, devletleştirilen orman alanının yüzölçümü, tapu kaydı miktarından düşüldükten sonra, kalan miktarın bir bütün halinde çiftliğin tapu kaydı kapsamındaki diğer araziler olabileceği düşünülmeli,
j) Taşınmazın devlet ormanı sayılmayan ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve dayanılan tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlendiği taktirde, bu yerler için, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince saptanmalıdır. Bu cümleden olarak; çekişmeli taşınmazda ziraat uzmanı bilirkişiler ve jeolog bilirkişilere inceleme yaptırılıp, özellikle yakın tarihli hava fotoğraflarındaki görüntüleri dikkate alınarak çekişmeli taşınmazın imar – ihya görüp görmediği, gördü ise tarihi ve imar ihyanın şekli, ne zaman bittiği, kaç yıl süreyle ne şekilde zilyet edildiği, kimden kime geçtiği, bu kullanımın taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı konularında bilimsel verileri içeren raporlar düzenlettirilmeli, bu konularda somut olaylara dayalı tanık beyanları alınmalı,
k) Çekişmeli taşınmazın dayanılan tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamı içinde olduğu, devlet ormanı sayılmayan ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu yerler için, Medeni Yasanın yürürlüğü olan 1926 yılından en az 10 yıl öncesinden başlayan malik sıfatı ile zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı, ve tesbit tarihi itibariyle zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince saptanmalıdır. Zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan tarafa, tanık dinletme olanağı verilmeli, yine, ziraat uzmanı bilirkişiler ve jeolog bilirkişilere inceleme yaptırılarak, özellikle en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki görüntüleri dikkate alınarak, çekişmeli taşınmazın 1926 yılından en az 10 yıl öncesinden itibaren zilyet edilen yerlerden olup olmadığı yönünde bilimsel ve teknik görüşlerine başvurulmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının, zilyetlikle edinme iddiasında bulunan kişilerin ve önceki maliklerinin bir insan ömrünü aşan zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı, zilyetliğin kiracı ya da malik sıfatıyla olup olmadığı, tapu kayıtları kapsamında kalan bölümlerde, Medeni Yasanın yürürlüğünden en az 10 yıl öncesine dayanan zilyetlik varsa, zilyetliğin başlangıcının ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı yönünde somut olgulara dayalı beyanlarına başvurulmalı, birbirinin tekrarı niteliğindeki soyut sözlerle yetinilmemeli, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile daha sonraki yıllarda düzenlenen tüm hava fotoğrafı ve haritalar özel stereoskop aletleriyle incelenip bu belgelerdeki görüntüsüne göre bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, toplanan bu deliller ile yukarıda detaylı olarak söz edilen diğer deliller birlikte değerlendirilmek ve takdir edilmek suretiyle oluşacak sonucu göre hüküm oluşturulmalı ve 3402 sayılı Yasanın 31/3. madesi gereğince davada haklı çıkan ve kendini avukat ile temsil ettiren yararına taktir edilecek avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan taraftan alınarak, bu kişi ile karşılıklı davalı ya da davacı sıfatı bulunan ve davada haklı çıkan tarafa verilmesi gerektiğide düşünülmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Davacı … … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince; Davacı … … …, taşınmazların ortak muris … …’den intikal ettiğini, mirasçılar arasında paylaşılmadığı halde davalı … … … tarafından sahte bir satış senedine dayanılarak taşınmazların kendilerine kullandırılmadığını ve davalı … … … trafından kullanıldığını ileri sürerek, paylarına el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ortak muris … tarafından … … …’e satıldığı, onun ve sonra mirasçıları tarafından malik sıfatıyla zilyet edildiği, mirasçıları adlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir. Miras bırakanın satış ya da bağış yoluyla taşınmazlarını başkasına devretmesi durumunda, zilyetliğin devri şekle tabi olmadığından bu devrin geçersiz kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, davacı tarafın bu konuya ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davacı taraf Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada miras payının aşıldığını da iddia edip, tenkis isteğinde de bulunmuş ve Asliye Hukuk Mahkemesince, iptal isteği ile tenkis isteği birbirinden ayrılmadan dava dosyası görev yönünden kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Oysa, tenkis isteğinin kadastro mahkemesinde incelenmesi mümkün değildir. Mahkemece, bu yönler gözönünde tutularak, iptal isteği yönünden davanın reddine, taşınmazların davalılar adına tapuya tesciline, ancak, tenkis isteği yönünden mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, müteriz davacılar … ve arkadaşlarının ve Orman Yönetiminin; İkinci bentde açıklanan nedenlerle de; İnci … … ve arkadaşlarının temiyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 900.00’er TL. avukatlık ücretinin, adlarına tescil kararı verilen davalılar … ve … ile arkadaşlarından alınarak, kendilerini duruşmada avukat ile temsil ettiren İnci … … ve arkadaşlarına, … ve arkadaşlarına ve Orman Yönetimine verilmesine 22.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.