YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/525
KARAR NO : 2012/6355
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller … ve arkadaşları vekili, … ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 28.08.2007 tarihli dava dilekçesinde, … beldesinde bulunan dava dilekçesine ekli 5 nolu alanın, orman sayılan yerlerden olduğu halde, yörede yapılan ve 07/03/2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında öncesi tamamen orman olan taşınmazların kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazların tamamının orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, İstasyon mahallesi 66 ada 1, 67 ada 5 ilâ 19, 23 parsellerin tamamı ile 67 ada 21, 22, 24, 3 ve 4 sayılı parseller ile 65 ada 1, 64 ada 1 ve 2, 66 ada 2 ve 3 parseller içinde bulunan krokide (A), (D), (H), (J), (M), (N), (O), (Ö), (L) ve (K) ile yol ve sel deresinde kalan (P) harfli taşınmaz olmak üzere toplam 180054,59 m2’lik kısımların orman sınırları içine alınmasına karar verilmiş, hüküm müdahiller … ve arkadaşları vekili, … ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık askı ilanı içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
02/12/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasa ile değiştirilen, 6831 sayılı Yasanın 11/3. maddesi “Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile Çevre ve Orman Bakanlığıdır.” hükmünü içermektedir. Somut olayda; davayı ihbar etmek yeterli olmayıp, husumetin Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile birlikte tapu maliki gerçek ve tüzel kişilere de yöneltilmesi gerektiğinden, husumet eksik yöneltilmiştir. Davaya davalı alanda kalan parsellerin tapu malikleri dahil edilerek husumet yaygınlaştırıldıktan sonra, işin esasına girilerek incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahiller … ve arkadaşları vekili, … ve davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.